Türk mûsikisinde klasik tarzın son devirdeki en önemli temsilcilerinden Dellâlzâde İsmâil Efendi (1797–1869), küçük yaşta Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi’nin talebesi olmuş ve Enderun’da yetişerek saray müezzinliği ile Muzıka-yi Hümâyun hânende muallimliği yapmıştır. Hânendelik ve bestekârlıkta hocası Dede Efendi’nin vârisi kabul edilen sanatkâr; Hâşim Bey, Hacı Fâik Bey, Zekâi Dede ve Bolâhenk Nûri Bey gibi pek çok mühim talebe yetiştirmiştir. Eserlerinde klasik üslûbun yanı sıra sıra dışı makam geçkileri ve meyanlardaki özgün ses örgüsüyle dikkat çeker. Unutulmaya yüz tutan karcığar makamını ihya etmesinin yanında, bestelediği Yegâh faslı Türk mûsikisinin şaheserlerinden biri kabul edilmiş; hatta "Yegâh makamının Dellâlzâde tarafından mühürlendiği" ifade edilmiştir. Sûzinak makamındaki “Sînede bir lahza ârâm eyle gel cânım gibi” murabbaı başta olmak üzere, kâr, beste, semâi ve şarkı formlarında günümüze ulaşan 90 civarında şaheser bırakmıştır.