Nim Evsat
47 eser
Andelib olmak dilersen ol güle
Bahr-i tevhidde bulan dürr-i yetim
Bakıp cemal-i yare çağırıram dost dost
Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imişsin
Ben bu aşka düşeli Allahla bilişeli
Bir yüze duş oldu gönlüm yüzbin onun divanesi
Bu gülşende hezar-ı bi-nevayım ya Resulallah
Çalabım bir şar yaratmış iki cihan aresinde
Çok şükürler olsun Gani Mevlaya
Dağ taş ova deniz geçtin (Zafer marşı)
Deldi bağrım bülbül-i bi-çare nalanın senin
Dertli olan kullarına kıl deva
Dildeki nar-ı muhabbet cevher-i candır bize
Düşelden derdine yoktur kararım ya Resulallah
Düşelden derdine yoktur kararım ya Resulallah
Edelim cevlan kılalım seyran
Ey garip bülbül diyarın kandedir
Eya sen sanma ki senden bu güftar-ı dehan söyler
Gel beru ey derde derman isteyen
Gelmişim vahdet elinden aşk ile cihane ben
Güruh-i enbiyanın serverisin ya Resulallah
Hak çalabım Hak çalabım sencileyin yok çalabım
Hakdan özge nesne yokdur gayrıdan ümmidi kes
Her doğan günle doğar bir umut bir de dilek
İdelim cevlan kılalım seyran
İdelim Cevlan Kılalım Seyran
İlham ile dün gece seyrettim Muhammedi
Kaçan kim makdem-i pakinle alem muhterem oldu
Kaçan kim makdem-i pakinle alem muhterem oldu
Kudumun rahmet-i zevk u safadır ya Resulallah
Lebin Vasfında Sultanım Dehan Aşık Zeban Aşık
Mecnuna sordular Leyla nicoldu (II)
Melekler hazır olmuştur niçin tevhide gelmezsin
Nice konuk gelip geçti nicelere handı gönül
Nur ile doldu yine kevn ü mekan
Pak eyle gönül çeşmesini ta durulunca
Şeh-i Evreng-i Himem Hazret-i Mevlana'dır
Şem-i aşkın zahida pervanesidir gönlümüz
Senin hüsnün tecellisi eder aşıkları nalan
Sensin bize bizden yakın
Şerm-sar etme Hüdaya ruz-i mahşerde beni
Şol cihanda her nere başım koysam
Şöyle sakla sırr-ı aşkı tende canın duymasın
Tekye-i ruhunda dâim aşıkın ezkâr-ı hû
Ya İlahi bize tevfikini gönder
Yitirdim özümü şöyle hali
Zahid gel gör erkanımız (I)