Tahir
174 eser
Aceb kavgaya duş oldum bu seyran-ı Hakdır Hak
Adanın kırlarında Nisandı
Afitabım sana bilmem ne oldu
Ah eden kimdir bu saat kuytuda
Ah felek döndürdün çerhi başımda
Ahım dağlar deler iken ( Aşık Garip Operetinden)
Akşam oluyor sükun içinde- Alçacık duvardayım
Aldandım ellerin sözüne düştüm
Aldın dilimi zülfün için şane mi sandın
Allahümme ya Celil u ya Cebbar- Amasyanın dağları
Ana kucağım baba ocağım cennet bucağım ey canım Bursam
Aşk dediğin bu mu senin
Aşk elinden aşıkı cam ile sahba söyletir
Asker Anası yiğittir mert olur (ŞEHİTE AĞIT)
Atma kirpiğin okunu yere düşer zayolur
Bağ-ban sünbül okur biz dahi giysu diyelim
Bahçe duvarını aştım
Bahçenizde bir gül olsam koklar mısın gülümden
Bana bir nim-nigah etti
Basamaklar yeni bir aşka iner (AKŞAM OZANI)
Başta deli deli esen yeli serdim ayağına
Belgrad Kalesi Zemlin Ovası
Ben giderken ekinleri gök idi
Ben nar-ı aşka hoş yane geldim
Ben öyle çilgınım ben öyle deli
Ben sana mecbur olmuşum gel yavrucağım
Ben Yürürem Yane Yane
Bir ceylana pusu kurdum yakınımdan geçmedi
Bir çöl gibi ıssız geceyim fecri görünmez
Bir küheylan at gerektir gönlüm ile yarışa
Bir şuhun oldum maili
Bir tıfla duçar oldu gönül semt-i Bebekde
Bir yosma taze hoş-hıram
Bu kadar naz etme göster sevgini- Bu köyün dağları duman
Bu zümre-i gülşaha Kızılbaşi desinler
Bülbüle kurdum tuzağı bahtıma kuzgun gelir
Bulsun ikbal devletin günden güne (Medhiye)
Cana Bizim Esrarımız İmlalara Sığmaz
Canım yerine geldi ki cananımı gördüm- Cevr-i canandan şikayet eyleyen bir ahdır
Çiçek açan nar değilsen
Çiçek takmış göğsüne kurban olam süsüne
Çıktım ben şu yüce dağın(dağlar) başına (ANADOLU ŞARKISI)
Çün doğup tuttu cihan yüzünü hüsnün güneşi
Dam-ı aşka düştü divane gönlüm