Son devrin önemli neyzen, hânende ve bestekârlarından olan Bolâhenk Nûri Bey (1834–1910), ilk mûsiki derslerini İsmâil Dede Efendi’nin kızı Hatice Hanım’dan almış, ardından Dellâlzâde İsmâil Efendi, Sermüezzin Rifat Bey ve Hatuniye Dergâhı şeyhi Mehmed Rızâ Efendi’den dinî ve din dışı mûsiki tahsil etmiştir. Mevleviyye tarikatına intisap ederek neyzenliğini ve dinî mûsiki bilgisini geliştiren sanatkâr; Eğrikapı’daki meşkhânesinde Rauf Yektâ Bey, Lem’î Atlı, Neyzen Emin Yazıcı, Hâfız Sâmi ve Hacı Kirâmî Efendi gibi dönemin mühim şahsiyetlerini yetiştirmiştir. Klasik üslûbun sadık bir devamcısı olan Nûri Bey, yeni tarz besteleri tasvip etmemiş; kâr, beste, semâi ve şarkı formlarında zarafet ve sağlam bir tekniğin sentezi olan 70'in üzerinde seçkin eser bestelemiştir. Özellikle bûselik ve karcığar makamlarındaki Mevlevî âyinleri mûsiki literatürümüzün şaheserlerindendir. Zengin hafızasıyla dönemin neredeyse tüm repertuvarını ezbere okuyabilen Nûri Bey’in eserlerinin büyük bir kısmı, talebesi Neyzen Emin Yazıcı tarafından notaya alınarak unutulmaktan kurtarılmıştır.
Bestekâr: Bolahenk Nuri BeyGüfte: Mevlana Celaleddin-i Rumi