Muhayyer Sünbüle
110 eser
Açılmamış bir gonca-ter
Ağyar için ey bi-vefa (Eski yazı)
Ah ey feyzinle bu dil-i zare
Allah u Rabb-i layezal
An heme goftim lik ender-besiç
Anarım ismini ağlar yanarım sızlanırım
Anlat bana hasret dolu yıllarda mı kaldın
Aşıkım ol hastayım ki cana canan isterim
Bahtın ağardı gölgesi düzleşti dikleri
Ben nev-reside bir gülüm
Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı
Beste kıldım sazı sözü ben o şeyda bülbüle
Bir bad-ı saba aldı zamansız gül-izarı
Bir duyguyu paylaştık senelerce gönülden (*)
Bir gün gelecek ben gibi naçar kalacaksın
Bir işaret eylese ebrulerin
Bir kelamım var sana yar söyleyim
Bir peri kıldı yine aşık ü divane beni
Bırak merhem saran dostum yaram merhemle bağdaşmaz
Bulunmaz şahım emsalin felekte
Cam-ı emelim bade-i lalinle dolunca
Cana geçmez yara açtın kara gözlüm
Çektir güzelim ruhuma sen derdini çektir
Deldi bağrım bülbül-i bi-çare nalanın senin
Dem o demlerdi ki edip hem-dem-i ülfet beni
Dert yürekte saz elimde anlatayım gel be dostum
Doruklardan inmiyorsun hem güzelsin hem de mağrur
Dudaktan dudağa şarap içirme
Düşerse gönlüme özlem damlası
Duy şikayet etmede her an bu ney
Elinden çektiğim saki-yi bezmin niş ü semdir hep
Emine molla ne dersin hele bastık biz ayak
Ey gonca-i nazik tenim
Ey gözleri belalım gamzen neden can ister
Ey gül-i nazik-beden işve-pesendim
Ey nihal-i işve bir nevres -fidanımsın benim
Ey şah-ı iklim-i vefa (Medhiye)
Gamınla gözüm gitti devan faydasız
Gece sessiz düşümün son demi akkor yanarım
Geçsin gece sarhoşluğumuz gönülde
Gel bu akşam da beraber içelim gitme kadın
Gel garip gönlüm benim beyhude feryad etme sen
Gitti o güzel yadıma bir handesi kaldı
Güllerdeki yaşları şebnem sanma sakın sen
Hasretin çok eskidir bir gün değil bir an değil
Hayalin didede medhin dilimde şahım (Medhiye)
Her gah ki yad-ı ruh u canan ederim ben
İsmini bilmezdim fakat tanırdım