Dügah
194 eser
Aceb hayran oldum aşka uyaldan
Acı bensiz yola çıkmaz yara bensiz kanamaz
Ağlıyor ahvalime arz ü sema
Ah edip ağla gönül hasret-i dildar ile sen
Ah eylediğim serv-i hıramanın içindir
Aklımda o tek buseyi beyhude mi tuttum
Akşam treninde biri var en sona kaldı
Aksaray'dan geçer iken çevirdiler yolumu
Alemi yandırdı yaktı ah-ı ateşzadımız
Amenna söyledik hem ikrar ettik
Anlayan yok nar-ı aşkın şiddet-i buhranını
Aşık olan ciğerin ateşe dağlar ağlar
Aşk sinem dağladı gül-i zar ağladı
Aşk yolunda can veren bu masumlar eşdiler
Aşkast tarik-i rah-ı peygamber-i ma (*)
Ateş-i firkatle bağrım dağlarım
Azametin nicedir bilir bunu bilenler
Bak yine sana geldim- Bakmıyor gayri güzelim yüzüme
Beni mecnun eden sensin
Benim yaralı gönlüm güldüğümü kim görecek**(Eksik)
Berk-i gül ey gonce-fem sen gibi ter-damen midir
Bilmem amma bu gecem son gecedir
Bilmiyorum noldu bu dem ey gönül- Bin ömre değer bir gecenin zevk u safası
Bir dilde ki menkul olur envar-ı Muhammed
Bir dügah ninniyi dinlerken
Bir gün daha geçti ömrümüzün üstünden
Bir gün dökülür belki bu sinendeki güller
Bir mehveşe bağlandı gönül hayli zamandır
Bir rüyaydı geldi geçti mutluluk dedikleri o zalim
Bir şişe bir boş kadeh bir de sonsuz melalim
Bir yaz günüydü ayrılmıştık birbirimizden
Bosnadaki bayram sabahı rüzgar amansız bugün
Bülbül-veş figan eyler aşık vakt-i seherde
Bütün odalar sessiz dualarda adım yok
Çaldın diyemem gönlümü ben verdim elimle
Can vatan canan vatan buy-i vatan
Cana kamer-talatın heman dırahşan görünür
Cenaze Marşı
Cennetin kapısında günahsızı seçerken
Çün irade kıldı ol Rabbül-enam (İkinci Bahir)
Dalarım kaygıya inceden ince
Der yemeni pişi meni
Derd-i aşka müptela bir ney bir ben bir gönül
Destur gerçekler demine
Devran içre devranım şükür Elhamdülillah
Dil derd ü mihnet çekmekte her an