Zirgüleli Hicaz
88 eser
Allahımı ararım izine düşüp giderim- Ardımda bıraktım biten herşeyi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Aşk kapısını Hak yüzüme açıverse
Aşk-ı yare duş olaldan yarimi gördüm ıyan
Aydınlık bir sabahın özlemi içindeyim
Bağ-ı cemale çün erem
Bakışların kıvılcım ruha alev saçıyor
Ben dervişim diyene bir ün idesim gelir
Bir acı hasrettir gönülde yanan
Bir başka ben yaşıyor bugünün bitimini
Bir düğüm attın ki çözemiyorum
Bir gül bahçesine girdim
Bir gün döneceksen sakın unutma
Bir gün elbet açılır şansın
Bir harab kapısın kırık ve dökük
Bir şiir istiyorum gönlümün rüzgarından
Bir umut bir sevinç düştüm yollara
Birlikte geçen günleri hasretle anmayacaktık
Boğaziçi vapurunda yoldaş oldum martılara
Bu Cihânda Hûş-ı Rindân Nice İntizâre Düşdü
Bu nasıl sevmektir hiç bilemiyorum
Buldum buldum yıllardır kaybettiğim aynayı
Celle Rabbi ve kader azze Rabbi ve kaher(a-tamamı)- Çiçekler döksen de sen benim yoluma
Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni
Deli rüzgar gibi girdin dünyama
Derinden derine ırmaklar ağlar uzaktan uzağa çoban çeşmesi
Dizine yattım uyudum bırak gözüm açılmasın
Dün tüm yıldızlar indiler seni anlattılar yine
Dünyam öyle sessizdi öyle durgundu
Evimizin direğisin gözümüzün bebeğisin
Ey aşık -ı sadıklar gelin Allah diyelim
Ey can gözün açabilsem diyenler
Ey şanlı beldenin kahraman kızı (MUDANYAKIZI)
Ey sevgilim devran olur sevgim hazan isyan olur
Ezeli varlığa candan vurulan aşıklar
Füsunkâr bahçemizde yine bensiz dolaştım
Gamla meftun oldu gönlüm derde salsam ne gamdır
Gözlerinin Temmuz sıcağı var ya
Guruba yaklaşan ömür bağında yapraklar sararıp güller döküldü
Hani bendim sevdiğin herkesten gizlediğin
Hiç bulunmaz akranı mahz-ı lutf-u yezdani
İnile ey derdli gönül inile
Kaç yıl o kadın ruhuma sevda diye akmış
Kapına geldiler ümmet Muhammed (I)
Kara bir sis benliğimde dünya çökmüş üzerimde
Karar verdim kalbimdeki hüzünleri atacağım