Şâkir Ağa, III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde yetişmiş önemli bir Türk mûsikisi bestekârı, hânende, tamburî ve kemanîdir. İlk keman eğitiminin ardından Enderun'da Başçavuş Mustafa Efendi ve Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi gibi ustalardan dersler almıştır. Parlak sesiyle tanınan ve müezzinbaşı olarak Ayasofya Camii'nde geniş kitlelere hitap eden sanatkâr, padişahların mûsiki meclislerinin de vazgeçilmez isimlerinden olmuştur. Mûsikideki en parlak dönemini II. Mahmud zamanında yaşayan Şâkir Ağa, 1812'de kendi tertip ettiği ferahnâk makamında İsmâil Dede Efendi ile ortak bir fasıl bestelemiştir. Çoğunluğu şarkı formunda olmak üzere ilâhi, kâr, beste ve semâi gibi formlarda yetmiş üç eseri günümüze ulaşmıştır. Hacı Ârif Bey'den önceki en büyük şarkı bestekârlarından kabul edilir.