Neva
257 eser
Açıldı çün bezm-i elest devreyledi peymanesi
Ağladım günlerce arkandan senin gönlüm kırık
Aks-i ruy-i yar ile pürdür derun-i sinemiz
Allah birdir müjdesi söyler dili nefesi
Allah diyelim daim Mevla görelim neyler
An garami ve luati şa yuarrak minel-garam
Arz-ı didar eyledikçe şahid-i gülzar-ı Hu
Aşina-yı bezm olan anlar hitab-ı Hayderi
Aşk yoluna girelim ya Hu ya Hak diyerek
Aşkı niyaz eyleyerek huzurda
Ateş-i aşkınla yandır kalbimi subh ü mesa
Ayineyim ben o cana
Bârekallah ey gürûh-ı evliyânın serveri
Ben dervişim diyene bir ün idesim gelir
Ben dost ile dost olmuşam
Ben senin aşkınla cana bilmiyorsun neyledim
Ben yürürüm yane yane aşk boyadı beni kane
Bildim kelamın a canım
Bilmek istersen seni sen seni bil sen seni
Bilmez misin ey dil-rüba
Bir deli gönlün var bir kırık sazın
Bir garibsin şu dünyada
Bir gonca-gülün uğruna bülbül heder oldu
Bir gönül yaresi aşılar gibi
Bir ismi Mustafa bir ismi Ahmed
Bir köprü yaratmışsın kıldan incedir dersin (Giydirme Eser)
Bir Korku Düştü İçime
Bir nazlı eda bir nev-civan taze fidan (*)
Bir sevgi yarat ki ufkuma doğsun
Bir tahta yaratmışsın
Bir zamân neydi hem-agûş-i hayâl olduğumuz
Birlikte bu akşam çıkalım seyre civanım
Bizim yaylamız meşeli
Bu sevdanın sonu gelmez
Bu tarika girmek istersen sen de
Çaldığın nayın nevası perdesi tizi pesi
Can ellerinden gelmişem fani mekanı neylerem
Can yine bülbül oldu
Canda misafir Tanrıyı hoş tut
Cebrailim selam eyle dostuma- Çektiğim bu ıztırab-ı aşk nedir bilmem neden
Çeng-i Harbi (Hücum Marşı)
Derviş olan kişiler deli olağan olur
Dil verdim ol periye nihan gördüğüm gün (*)
Doğdu ol Sadr-ı Risalet bastı arş üzre kadem
Dolap niçin inilersin
Dost cemali şeminin pervanesidir canımız
Düşüp ruhsar-ı ale tar-ı geysu