Asıl mesleği hukukçuluk olmasına rağmen şöhretini mûsiki sahasında kazanan Zeki Ârif Ataergin (1896-1964), usta bir kanuni, hânende ve üretken bir bestekârdır. İlk mûsiki derslerini babası Kanûnî Hacı Ârif Bey'den almıştır. Hacı Kirâmî Efendi'den fasıl, Lâmekânî Mustafa Efendi'den ilâhi meşkederek kendine has bir okuyuş tavrı geliştirmiştir. Zamanla Abdülkadir Töre'nin bilgisinden istifade ederek mûsikide bir otorite haline gelmiş, Dârülmûsikī ve Dârütta'lîm-i Mûsikī icra heyetlerinde görev yapmıştır. Hoca Ziya Bey'den gazel icrası ile makam seyirleri konusunda faydalanmış; İsmâil Hakkı Bey ve Leon Hancıyan gibi üstatlardan feyiz almıştır. Klasik mûsikinin tüm inceliklerine hâkim olan Ataergin; peşrev, saz semâisi, beste, ağır ve yürük semâi, şarkı, ilâhi, tevşîh ve durak formlarında 200'ün üzerinde eser bestelemiştir.