Türk mûsikisinin önde gelen kanun virtüozlarından ve bestekârlarından olan Hacı Ârif Bey (1862-1911), mûsikiye kanûnî Sarı Talat Bey'den aldığı derslerle başlamıştır. Hacı Kirâmî Efendi'den din dışı eserler meşketmiş, Zekâi Dede ve Bolâhenk Nûri Bey gibi dönemin büyük ustalarıyla aynı meclislerde bulunarak feyiz almıştır. Kanunu mandalsız ve tırnakla çalmayı savunan Ârif Bey, falsosuz icrası ve hızlı akort yapabilmesiyle kanun icrasında yeni bir ekol yaratmış, "fiskeli icra" tarzını ilk uygulayanlardan olmuştur. Dârülmûsikī-i Osmânî Cemiyeti'nin kurucularından olan sanatçı, aralarında oğlu Zeki Ârif Ataergin'in de bulunduğu pek çok talebe yetiştirmiştir. Sultânîyegâh makamını yeniden canlandıran Hacı Ârif Bey'in; peşrev, saz semâisi, beste, marş, sirto ve yetmişi şarkı olmak üzere doksanın üzerinde eseri günümüze ulaşmıştır.
Bestekâr: Kanuni Hacı Arif BeyGüfte: Belirsiz