Yılmaz Karakoyunlu
222 eser
İnleyen bir nağme vardı tanburunda dün gece
İnleyen bir nağme vardı tanburunda dün gece
Isfahandan gelmiş amma gülden ala çehresi
Kaçma canım gitme aşkım bitme sevgim dur biraz
Kaidesiz adetin mutadı olur mu hiç
Kalplerde yanan hale-i mehpare misin
Kirpiğimde yağmur damlacıkları
Kordonboyunu başıma yıktı gitti İzmirli kız
Mavi gözde al yanakta gül dudakta naz benim
Mermere ruh veren ince nakışta
Ne petekte nebalda ne kahvede ne falda
Nefesinde fesleğen teninde gül kokusu
Neşeyle geçir ömrünü bir "Can" diyenin var
Nevbahar-ı vuslatın bassın deyu ilk ayına
O pırıl pırıl yanak şamdandaki mum değil
O şarkı söylenirken sesinde sitem vardı- nota yokO şehnaz bakışlı güzel kız var ya
O siyah saçından uçan yaşmağı kızıl akşamlardan örülmüş gibi
O yeşil o siyah mavi gözler
Ömrün o güzel günleri ıssız ve karanlık
Öyle bir hevesti o geldi geçti galiba
Öyle bir hevesti o geldi geçti galiba
Saçlar dökülüp omzuna güllerle donanmış
Saki yetiş efkarımı dindir bu gece
Saki yine gel kendini bir mey gibi sun
Saki yine lezzet dolu akşamlara gel
Sakin gecenin rengini almış bakışın
Sakin gecenin rengini almış bakışın
Sakıya sun sun ki camın cam-ı Cemdir bizlere
Saklıyor içinden geçen hayali
Sana cennet diyorsun kahrım acım yok Tanrım
Sana gönlümü verdim istemem almam dedin
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Sen de benim gibi sevdiysen eğer gelmişi geçmişi bir yana bırak
Sen dillerde güftesin ben sazlarda besteyim
Sen gülerken güldü bahtım ta derinden gönlüme
Sen ki ferman dinlemezsin canıma canan gönül
Sen Nisansın bense Eylül sende çağlar her gönül
Senden geliyor tellerimin bir sesi varsa
Sensiz geçen baharda yüreğime çığ düştü
Sensiz geçen yıllarımı sildim artık başa döndüm- nota yokSevda dolu ilhamını almış gibi yazdan (ÜSKÜDAR)
Sevda tükenir kalpteki hicran değişir
Sevdaları yorgun gecemin son seherinde
Sevdalı ela gamzede gölgen gülüyor- nota yokSevdayla yanan başı vur taşlara vur gönül