Mediha Şen Sancakoğlu
332 eser
Sonbahar mı gelmiş böyle çok erken
Sonbahar mı gelmiş yoksa nedir bu kasvet
Söyle neden bu gidişin beni böyle terkedişin
Söylendi bugün dildeki alemde o gözler
Şu yüreğim yanıyor için için yanıyor
Şüphe etme gönlüm asla vazgeçmem
Sürmedim asude bir dem gülmedim bir gün bile
Talihim gülmedi kaderden yana
Tanrım seven bir kalp vermiş
Taptaze bahardım niye bilmem güze geldim
Tekrar denemem sevmeyi geç oldu biraz geç
Tükenmiyor eskimiyor bu sevda
Türkiyemin asil genci
Tuttuğum dal kırılıyor sevdiklerim darılıyor
Uçan kuşla yarışır hüzünlerle barışır
Ün salmışsın dört bir yana
Unuttum her şeyi aklım fikrim sen
Uykularım hep yarım gittiğin günden beri
Üzülme hiç vara yoğa ne gerek var ağlamaya
Var mı zalim kavlimizde başka bir yar peylemek
Veda edip gittiğin gün unutursun dedin bana
Yaktın beni ey sevgili bak sineme açtın yara
Yalvardım hep Tanrıma şu canımı almadı
Yalvarıp yakardım sana kaç kere
Yanağında ben dudağın kiraz
Yanma kalbim yanma artık bende takat kalmadı
Yaşayamam sevgilim ben senden ayrı
Yaşıyordum dağlar gibi sevgimle
Yazdım yine mısraları kurşun kalemimle
Yemin etme boş yere sen sözünde durmazsın
Yeni bir aşka tutuldum gezerim böyle perişan
Yere göğe koyamam aşkın benim baş tacım
Yine bahar sensiz oldu nazlı yar
Yine öfke yine şüphe yine bin dert
Yıldızları bir bir uzanıp toplayıversem
Yıllar geçiyor saçlara aklar sererek
Yıllar yılı hep dert çile
Yıllar yılı hep dert çile dayanacak hal mi kaldı
Yıllar yılı yalnız bana bak böyle güzel
Yollarını gözlüyorum belki dönersin diye
Yüreğim daraldı sanki kafeste
Yüz yerinden yaralanmış kırılmış deli gönlü zapteylemek zor bugün
Zaman zaman sen düştükçe aklıma efkar basar
Zor değil bir tanem inan çok kolay