Alaeddin Yavaşça
629 eser
Gözlerimden akan yaş olsan inanmıyorum
Gözlerin çün gözlerim nurun tükettim gözlerim
Gözlerini gördüğüm an bir su gibi akar zaman
Gözlerinin mavisinde derin denizler gizlidir
Gözü doğru yolu gören varsa gelsin yanımıza
Gözü dünya mı görür aşıkı didar olanın
Gül bülbülü azar ediyor harı ile
Gül goncası nazende kaş göz endam yerinde
Gül uykudadır ötme garip bülbül uyandırma yazıktır
Gül yüzünde ben var amma gönlünüzde ben yoğum
Gülen gözlerinin manası derin
Gülmedim içimden seni sevdim seveli
Gülsen de eylensen de ömür gelip geçiyoru
Gün batar bülbül susar güller solar
Gün batmada solmakta sular bir de yanık saz
Gün ışığında kurulmuş masalar
Gün kadar gündüz kadar aydın yüzün
Gün olur meltem gibi çöken akşamla gelir
Günahım sevabımla yüklenmişim yükümü
Güneşe isyankardı siyah gri bulutlar
Güneşin kavurduğu rüzgarın savurduğu (BİR GARİP AŞIĞIM BEN)
Güney hududunun metin kalesi (KİLİS Marşı)
Günlerin ayların yüzü gülünce
Gurbet rüzgarıyla haber saldığım
Guruba yaklaşan ömür bağında
Guruba yaklaşan ömür bağında yapraklar sararıp güller döküldü
Güvenip aldanma kolay kanması (BİR GÖZÜN BİR GÖZE)
Güzel gözlerindeki sevdalı bakışını
Güzellere kaymış aklı nar ister Karacaoğlan
Hak-i payin olalı başımda tac-ı devletim
Hasretin meltem gibi karışmış saçlarıma
Hasretin meltem gibi karışmış saçlarıma
Hasretinden çektiğim bir gün değil bin gün değil
Hasretle benim gündüzüm artık gece oldu
Hasretle hemşire gamla yoldaştı
Hasta ruhum can bulur şen yüzünü sevince
Hasta ruhumda bitmiyor derdin
Hatıralar saçılmış ruhuma yaprak yaprak
Hayal oldu sevgili gönül ızdırab dolu
Hayat düğün evi olsun
Hayat yolu hem zevklidir hem tatlıdır güzelim
Hayatın öyküsüdür gençlik yılları
Haydi kalk gidelim güzeller başı
Hayli zamandır bak hasretim sana
Hayranım gözlerine baş koydum dizlerine
Hele bir kış geçüb eyyam-ı beharan gelsün
Hem canın hem kanınla hayat verdin sen bana
Hep sen mi varsın söyle her gönül yarasında