Alaeddin Yavaşça
629 eser
Dağlar dağlar yüce dağlar firkat beni nice dağlar
Dalgalar oynaşır gönüller coşar
Dalgın geceler el ele geldik
Dallar çiçek çiçek güller tomurcuk
Del etme beni Allah
Deli gönül coşar gider her güzele koşar gider
Deniz durgun deniz yorgun sahiller aşk kokuyor
Deniz ufkunda güneş sırra bürünmüş gidiyor
Deniz yosunu gözlerin bakışın derin mi derin
Derdi baştan atalım yaşamaya bakalım
Deymez bu ömür boş yere feryade gönül
Dil-i şadanı görürsün ney içinde
Dile gelse ızdırabım bülbüle destan olur
Dilin tatlı yüzün güler bakışın kalbime dolar
Dinle akşamdaki hüznü yine sen
Dinle bahar türküsünü çiçek yaprakla konuşur
Dinle kalbimdeki feryadı kulak ver sesine
Dinle neyden kim hikayet etmede
Diyor ki bu çılgın gönül çık git sen buralardan
Doğdun yine sen gönlüme bir nur gibi şimdi
Dolaştı yumağım açamıyorum
Döner bir eski plak içli bir keman duyulur
Dost bağından çiçekler verirsem kucak kucak
Dost bağından çiçekler verirsem kucak kucak
Dünya güzeli kırlangıçlar ahenkli uçar bu yerde
Düştü billur gerdeninden sime benzer ince tül
Düştüm yine ben ateş-i girdabe hüzünle
Ela gözlerini sevdiğim dilber yar senin ahdına durmaz mı sandın
Ela gözlü nazlı dilber seni senden sakınırım
Elimde sükutun nabzını dinle
Eminem erdin çağa
Engin bahçelerde söylenen uzun uzun
Erenler demiş meseldir
Eş oldum bülbüle ben bil gülün aşkındayım
Eserken bad-ı saba kokun getirir bana
Eskiden mevsimler böyle değildi
Etüd
Etüd
Etüd " Sitem "
Ey bad-ı saba yok mu bana müjde o yardan
Ey bana iyi diyen adını derviş koyan
Ey beni mahrum edip bezm-i visalinden müdam
Ey gonca neden gül yüzünün rengi sararmış
Ey güzel gönlünde bir yer ayırıp gitme kal sevgilim desene bana
Ey sarı saçlı kız seni sevdim ta ezelden
Ey yaradan Allah dil sana bendedir
Füsun serpen sazının dinlesem nağmesini
Gamlı gönlüm seni gördükçe duyar zevk u safa