Alaeddin Yavaşça
629 eser
Her akşam güneşin battığı yerde
Her an beni çekmekte uzaklardaki bir el
Her dil seni sevda ile söyler avunur
Her gün bir yeni düşteyiz kucaklamış dağlar bizi
Her lahza senin hasretin ağlar üzerimde
Her sabah uyanırım ellerimi açarım
Her şarkıda aşkın dili sensin
Her umuttan arda kalmış
Her yerde gün ışıyor gönül sevgi taşıyor
Her zaman kalbimde seni yaşattım
Herkesin güldüğü günler bana ağlayacak sensin
Herkesin güldüğü günler bana ağlayacak sensin
Hiç bilmediğim bir gecedir gözleriniz
Hicranımı peymane-i lalinde bıraksam
Hicranlarımın ahı mı tutmuş seni zalim
Hicranlarınla dopdoluyum kalbim ağlıyor
Hülyalı bahar gelse de kırlarda gezinsek
Hülyalı siyah gözlerine ruhum ısındı
İçdim alev alev hasret şarabın
İçimde bir yangın var sönmüyor bilir misin
İçimde o yangından kalmadı hiçbir eser
İçimdeki özlemi uyutamıyorum yar
İki gönül bir olup sabrı sevdaya kattı
İlk sevgiliden çağrı ve her şarkıda sestin
İnanılmaz amma sahi bakışın başka kız senin
İnanıp kalbimi verdim de senin ellerine
İnce belin güzel yüzün
İpek kumral saçların zümrütten yeşil gözün (BURSA GÜZELİ)
İpek saçın güzel gözün pembe tenin tatlı sözün
Issız sahillerde yalnız kalıp da
İstinye körfezinde bu akşam garipliği...
Kaç gönülden gönüle çağlayıp da akmışsın
Kaç yıl sana bir bilmecenin sırrını sordum
Kaderim neyleyeyim vermedi fırsat
Kafir olsa dine döner gelir çağrıma
Kalbim aşkınla alev alev yanıyor
Kalbim sevgiden aşktan yorgun
Kaldı mazide bizim aşkımızın hatırası
Kalmadı zevki gülün hiç ne de bahçesinin
Kandırmıyor tat verse de ruhları
Kapandı kapısı gönlümün gelen sonbaharın hüznüyle
Kapanmaz bu yaralar figan olur içimde
Kapıldım aşkımın girdabına ey zalim imdat et
Kapıldım aşkının girdabına ey zalim imdad et
Kara gözlü şirin yar sana bir çift sözüm var
Katreyiz alemde lakin dilde derya olmuşuz
Kavak yeli esiyor başımda zaman zaman
Kendi hüsnün vechi dilberden hüveyda kıldı aşk