Sultani Yegah
447 eser
Çimen gözlüm buğday saçlım sevgilim
Çok vefasızmış o yarim gitti dönmek bilmiyor
Dalarak hayallere geçmişi anıyorum
Dalgalar hep sahillere söylüyor bak sevgimi
Dalıyordu gözlerin bazan belli belirsiz
Deniz kabuklarını eğer görmedinizse
Derdimi Mehtâba Anlattım Ziyâsından Utandı
Derdimi şimdi kader birken alır beşyüz eder
Derdin nedir güzelim hazân değmiş yüzüne
Dergahına vardım o keremkarı gören yok
Dertli ne ağlayıp gezersin burda- nota yokDil ateş dide ateş sine ateş ruy-i yar ateş
Dil-i zare heyecan vermededir efganım
Dilberim terk-i sebata her zaman amadedir
Dök zülfünü ruhsarına mehtab tutulsun
Doldurun sineleri fahr ile (Millet M.)
Dün gece derdimi döktüm denize
Dünyada biricik sevdiğim sensin
Durgun suya kaç sandal için indi şu mehtab
Durmaz ağlar çeşm-i zarım hasret-i canan ile
Durmaz işler ta ciğerden hançerinin yaresi
Düştüm Delice Aşkın Seline
Duygulara ne sayfa ne sözler yeter
Edelim cevlan kılalım seyran
Eğil de bak gözlerime sen kendini bulacaksın
El (Ey) meded ey Fahr-i Alem rahmeten lil alemin
Ellerin karanlığı örter mi senin bilir misin sabaha giden yolları
Ellerini uzat bana tutunacak dalım olsun
Enginlere kotrayla açılmış pupa yelken
Essela her kim gelir bazar-ı aşka essela
Etüd
Etüd
Evvel hem ahir gönül batın hem zahir gönül
Ey benim gül demetim ey bir çile ipeğim
Ey delil-i fahr-i alem padişah-ı kam-ran
Ey gözlerinin rengini deryadan alan kız
Ezelden aşk oduna yana geldim
Farkı yok bir Cennet-abadın bugün viraneden
Fecrin bütün esrarı parıldarken açıkda
Felek aldı elimden seni gurbet eline
Firakınla baharım ağladı gülşen mezar oldu
Gecenin rengi siyah ya güne ne demeli
Geçmişteki sohbetleri cananla görüştük
Geçtiğin yollara döktüğüm ümit
Gel beru ey derde derman isteyen
Gel bu akşam dinle gönlümden kopan efganımı
Gel cicim nazlanma sen
Gel gitme bu akşam mehtabı seyre kal