Düyek – Semai
88 eser
Açlıktan değil halsizliğim bükük se boynum sümbüller gibi
Akıp giden zamandan elimizde ne kaldı
Anladım gidip de dönmeyeceksin
Anlatayım hayatımı dinle güzelim
Anlattı erenler bir bahar değil
Aşkımın bahçesinde açılan sarı zambak
Ayrılıktan söz etme ben ümitsiz yaşayamam
Bahar meltemidir başımda esen
Bahçemde son gül açarken ruhumda bahar neşesi
Başımda kavak yeli esiyor hayır mı ki
Ben kadar sen de sevsen ya da özleyebilsen
Beni sana bağlayan gözlerinin rengidir
Bir ah çeksem dağı taşı eritir
Bir başka eda başka bir arzu ile geldin
Bir değil ben sana bin can olurum
Bir gecelik aşk sandın sen aşkı
Bir kır çiçeğinden daha tazesin
Bir rüzgardır gelir geçer sanmıştım
Bir şiir yazdım ki sayfalar doldu
Bir zaman gençti yaşım aşk ile hoştu başım
Biraz kül biraz duman o benim işte
Bizi ayrı koyan kadere inat
Çaresiz dert gibisin yüreğimi dağladın
Çaresiz kaldım yüce Allahım
Dağlarımdan esen yeller gelir geçer türkü söyler
Doğuşunla sen hemen ruhuma girdin- Dur dedim dur dedim durmadı yıllar
Ela gözden nar çiçeği dudakan
Eylüle az kaldı yeşiller kızıla sonra sarıya kesecek ve düşecek dallarından
Gecelerden gelen bir ses duyarım
Geceleri kaldırım dost sesi verir
Gel artık gel yeter
Gerçekle gözgözeydi yanılmaz biriydi o
Gezindin gizlice dün yine başka alemi
Gidince yıkıldı bu gönül hanem
Gittiğin günden beri şu gönlüm yaralı yar
Gölgene sığınmış bir yabancıyla
Gönlümün sultanısın ferman senin efendim
Gönlümüzden yüzlerce sevdalı gelip geçti
Gönlümüzün baharı solmadan gel sevgilim
Gönül başbaşa verip sevişmek hevesinde
Görürsün güzelliği duyarsın yazamazsın
Gözlerimden yüzün kulaklarımdan sesin silinmedi senelerdir(*)
Gözlerin bana dalsın iki elin avcunda
Gülerken güller açar insanın gözlerinde
Güneşinle ışık yaktım sevda dolu ufuklara
Gurubun rengini içmiş kanarak titriyor dalında ateşten bir gül
Hani yosun rengi gözlerin olacaktı senin(BİR NİSAN AKŞAMINDA)