Aksak Semai
3.099 eser
Bir taze gönül nağmesi coşmuş gibi bu sazdan
Bir tebessüm edişinle gönülleri fethedersin
Bir yaprağım esen yelde
Biz ol aşıklarız kim dağımız merhem kabul etmez
Bizde hasretle bu feryad kalır mı bilmem
Bırak merhem saran dostum yaram merhemle bağdaşmaz
Bırak merhem süren dostum yaram merhemle bağdaşmaz
Bıraktı beni avare düşkün
Bu aşk beni deleyledi
Bu demde bülbül-i şuride efgan eylemez neyler(**a)
Bu gece ağlayıp coşmak isterim
Bu şeb uşşakdan ol mah-ı nev ruyın nihan tutmuş
Bugün gülzar-ı ümmide kad-i serv-i revan geldi
Bulunmaz nev-civansın hem-dem-i ağyarsın hayfa
Buselik Saz Semai (Denizin Kıyısında)
Buselik Saz Semaisi ( Buselik Dudaklar)
Came-i sürh ile sanma lal-gun olmuş gelir
Candan da geçtim bak ben senin çün ey âfitâb
Canım benim ebedi mekanım olsa kucağım
Canım yerine geldi ki cananımı gördüm
Cefâ-yi tâli‘-i nâ-sâzkârı benden sor
Çekildim sakıya ben alem-i aşk u muhabbetten
Çekmiş yüzüne (ruhuna) nikab-ı işve
Çektiğim cevr-ü cefalar sen çün sevdiğim
Cem-i enbiyalardan muhammed cümlenin şahı
Cemalin gülşeninde bu saadet
Cemalin hüsnüne canlar fedadır ya Resulallah
Cemalin mihr-i alem-taba benzer
Cevr-i yare sabır buldum ömrüm ahzana kaldı
Cevretme sakın sevdiğim artar heyecanım
Cihan gözümde yok hayli zamandır
Cihâna pertev-i mihr-i cemalin lem'a-tâb olsun
Cihanı gark eden baran değil eşk-i revanımdır
Cihanı hüsnüne meftun eden şuh-i cihansın sen
Cihanı lal-gun eden sirişk-i erguvanımdır
Çıkmaz derun-i dilden efendim muhabbetin (2 iki nüsha)
Çok bekledi gönlüm seveceksin diye bir gün- Çözülme zülfüne ey dil-rüba dil bağlayanlardan
Cünunum ah ü zarımdan nümayan oldu pey-der-pey(*)
Dağım ki suz-i sineden efgan olur çıkar
Dalarak gözlerinin o simsiyah rengine
Davetim var zahida meydan-ı aşka gelmeli- Değil bir dem dil-i pür-inkisarımdan nihansın sen
Deli gönlüm niye bilmem yanılıp sevdi seni
Derdime vakıf değil canan beni handan bilir
Derviş olan kişiler deli olağan olur
Dil ateş dide ateş sine ateş ruy-i yar ateş
Dil harim-i vaslını arzu eder