Saba
931 eser
Bu dil üftade ol kakül-i yare
Bu dur Dilimde Destânım
Bu kadar yaş heba oldu
Bu sabah yağmurla uyandım erken
Bugün yine geçti sensiz gelmedin ah gelmedin
Bülbül ten kafesinde gül kokar nefesinde
Bülbüller öterdi gezdiğin yerde
Buldu hep derdine dermanını canlar bu gece
Buldu hep derdine dermanını canlar bu gece
Bulutlar ağlıyor gökler karardı
Buy-i vaslındır muattar eyleyen sünbülleri
Çağırdı beni uykuda bir hatif -i esrar
Çağırdı beni uykuda bir hatif -i esrar
Çamlar altında uzattı dest-i nazı bir peri
Can feda lahza-i nazzaresine
Can verme gam-ı aşka sen aşk afet-i candır (*)
Canımı terk eyleyi canane geldim ya Rasul
Canımın Cananı Sensin Ya Muhammed Mustafa
Çaresazım sensin ancak rahm et Allah aşkına
Cefaya ey büt-i nevreste takatim var yok- nota yokÇektiğim yeter artık gitme Allah aşkına
Cem-i cesetlerim hasta
Cemalin nuruna nisbet cihan şems değil zerre
Çenberimi vurdum taşa
Cerrahi benim özüm kabeye dönük yüzüm
Çevirdin yine kışa baharımı yazımı
Cicim giymiş iskarpin topuğu yüksek
Cihan gözümde yok hayli zamandır
Çingeneyiz bizden safakar yoktur (Todi Kantosu)
Çok aşığın var diyorlar yalan de yeter bana
Çöker akşamların sonsuz melali
Çoktur bilirim kulluğu ifada kusurum
Cüd bi lütfek ya ilahi mencehu zadün kalil
Çün bahar eyyamı oldu geldi yaz
Çün doğup tutdu cihan yüzünü hüsnün güneşi
Çün doğup tutdu cihan yüzünü hüsnün güneşi
Dağ-darım iftirak-ı yar ile
Dağda çoban kaval çalar
Dağıtma ey saba geysu-yi yari
Dağıtma ey saba geysu-yi yari ( Saba Kâr-ı Nâtık)
Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni
Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni (I)
Dahil-i bab-ı gufranım
Daracık sokakları duman bürüdü
Değilsem de sana layık efendim
Derd-i aşka düşmesin kimse aman
Derdimi izhar edip bad-ı sabaya
Derdimin dermanı sensin yüce sultanım meded