Buselik
593 eser
Sefasını süremedim bu aşkın “İMKÂN YOK”
Seher vakti esen yeller bana seni hatırlatır
Seher vaktinde bülbüller coşup Allahı zikreyler
Selamlar nur Medineden taşar Mevlaya Mevlaya
Sen bakardın penceremden yollara
Sen belki hayalimdeki en tatlı yalansın
Sen de gözden çıkarıp el gibi tuttun mu beni
Sen gonca-gül demiyorsun
Sen gülerken güldü bahtım ta derinden gönlüme
Senden ayrı yaşamak bu hayata vedadır
Seni benden ayırmak dileyenlere söyle
Seni bir an görüvermek bana hicran oluyor
Seni de özledim İstanbulu da
Seni dinlerken silinir içimdeki gamlar
Seni ilk gördüğüm o günden beri
Seni sevdim diyorsan aşkı sende bulmalıyım
Seni seven benim bunu böyle bil
Seni seven kim deseler bir tek benim annem derim
Seni seven şu kalbimi yakıp yıkıp gitme güzel
Senin aşıkların kılmaz nazar firdevs-i alaya
Senin üyün derende ay kor almayman Aydagül
Senindir bu şarkı senindir ey yeşil gözlüm
Sev beni ne olur ne olur güzelim
Sevda denen alev ruhu bir sarsın
Sevdası hayalgahıma bir ok gibi battı
Sevdiğim bir Allah birde Muhammeddir gökte yerde
Sevdiğim yar cümle candan dünyalardan gizlidir- nota yokSeven gönül inanır (Gittin veda etmeden)
Sevgi kalpten kalbe gezer
Sevgim bitti mi sandın- nota yokŞevkat doluysa bakışlar dolar acımasız boşluklar
Şiir de şarkı da saz da güzeldir öyle bir güzel ki gönül dayanmaz
Şimdi hazan çağıdır kırlarda gezme güzel
Sine hicranınla ateş dağıdır
Sirto
Sitem etme bir tanem gülşenler soldu diye
Siyah laledir zenci çocuk
Sıra dağlar arasında bir kaşık bal Denizli
Sıra sıra girelim başarıya erelim
Sıyırıp kınından gümüş palanı
Soldu o nev-baharım gönlümde devasız
Son şarkı bu ağlatır acı bir bestesi var
Şöyle bir an bakıp geçmek ben aşıka deva mı
Söyle cicim söyle seni nerde göreyim (Gel sevgilim..)
Söyle ey nalem beni canan perişan etmesin
Şu mahitabı seyret ne ruhani (Mehtabiye)
Şu yarin tavrını ne hayra yorsam
Sünbül-i siyeh ber-semen mezen