Beyati Araban
304 eser
Bir görüşte ey güzeller serveri
Bir görüşte vurulduk birbirimize
Bir güzeli aldım gönül bağına
Bir hüsn-i melek etti beni hüsnüne hayran
Bir lale yüzün mihneti kalmış eserimde
Bir peri masalı kulaklarına
Bir sır gibi kalbimdedir aşkın senelerdir
Bir yar sevdim geldim göze
Bir yarın göçtüğünü çöktüğünü bir dağın
Bizim sahraların başı bölük bölük duman şimdi
Boş bir ümmid uğruna geçiyor ömrüm sessiz
Bu gönül tahtını kırdınsa da kurdun sayarım
Bu katra-i vücûdüm içre ben deryâsını buldum
Bu son karanlığa gövdem dalınca tek başına
Bülbül gibi yan gül gibi sol ben gibi yalvar
Bülbül-i dil ey gül-i rana senindir sen benim
Bülbülden işveli güllerden ince (Eski yazı)
Bülbüle karşı gülün hem bezm-i hâr olmak neden
Bunca küs durduğun yetişmiyor mu
Burcu Burcu Kültür Kokar Havası (Karaman'a özlem)- Canımı aşka salmışım
Çeşm-i mesti lutfedip etsin nigah
Cevrin beni öldürse de aşkından usanmam (*)
Ceylan gözler umutların pınarı
Çok bilen gördüm ben asla görmedim halden bilen- Deli gönlüm yine ırmak gibi coşkun akıyor
Derd-i aşkın kıldı cismim na-tüvan
Derde saldın gösterirken bin deva her derde sen
Derde saldın gösterirken bin deva her derde sen
Dide pür-nem dil esir-i ıztırap
Dil-i zare dilerse ol melek-peyker de yar olsun
Dila nihal-i emel sanma raygan açılır- Dilber gerdanından gülizarından
Dildarına gamzenle ne taşlar atışın var
Dili eyledi müşteri
Diller nice bir çah-ı zenahdanına düşsün
Diyemem derdimi asla içimi çağlayamam
Düşme dağda gezen geyik ardına
Duymadık hiç bir sebepten naleyi bir gam gibi
Eline ermez elim ancak ayağın tutmada
Elverir lutf eyle artık ettiğim ah ü figan
Evvel zaman içinde geçmiş zaman içinde
Ey bağ-ı edeb gel bezme bu şeb
Ey benim çeşmimin nuru
Ey çerağ-ı asüman ü rahmeti hak ber-zemin
Ey gonca-i dest-i vefa
Ey gül-i işve-nisar
Ey menba-ı cuy-bar-ı rahmet