Tanburi Ali Efendi
88 eser
Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek
Meyl etti gönlüm sen dil-rübaya
Milk-i dil hükmeyle sultanım senin...
Mürg-i evc-i uzletim kevn ü mekan ağlar bana
Nakş-i lali gitmez o şuhun derun-i sineden
Neşesi hatıra geldi nigeh-i dilberinin
Nevruz -i bahar oldu yine ey gül-i handan
Nice bir hasret-i canana tahammül edeyim
Oldu bu üftadenin her karı güç
Oldu yine bi-çare gönül müptela-yı aşk
Öyle sermestim ki idrak etmezem dünya nedir (*)
Pertev-i hüsnün salarken dehre tab
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Renc-i hatır vermesin feryad ü efganlar sana
Reva mı ey peri gülmek
Ruhlerin ey gonce-leb verd-i mutarra mıdır
Sabah oldu gönüller oldu mesrur
Samur saçlım (kaşlım) nazik-edadır
Sayd eyledi bu gönlümü bir gözleri ahu
Saz Semaisi
Senden bilirim yok bana bir faide ey gül
Şerer-i ah-ı dilim çıkmadadır ta-be-felek
Sevdim yine bir şuh-i dil-ara pek ilerde
Şimşir-i nigahınla vuruldum ciğerimden
Şivene yok söz güzelsin
Söylemem derdimi hem-derdim olan aha bile
Suz-i firkat sinemi dağlar benim
Suziş-i aşk eyledi bağrım kebab
Tersa güzeli gerdene zünnarını taktı
Tir-i nigehin açtı ciğergahıma yare
Tıfl-ı nazım meclis-i rindane gel
Tutuştu gam oduna şad gördüğün gönlüm
Ya men yuhibbu eninul abdi finnedemi
Yanar ol derd ile gönlüm ki yanar ah edemez
Yine bu gece çıkardım sipihre nalemi ben
Yıkıldı darb-ı sitemden harab olan gönlüm
Yok dilde tahammül elem-i firkate artık