Salih Suphi Soner
623 eser
- Bir dalda öten biz iki sevdazede kuşduk
Bir de bana sor nice yılların kahrını
Bir deli gönlün var bir kırık sazın
Bir dönülmez ufka gittim afitabım doğmadı
Bir ehl-i dilim kubbe-i minada gözüm yok
Bir gizli günahın izi gül benzini sarmış
Bir gonca açarken saçının son bükümünde
Bir gözyaşıdır kalbime damlar gibi dinmez
Bir gülün meftunu oldum ben de bir bülbül gibi
Bir gün batımı bir kırmızı şal
Bir gün gidersen eğer arkana bakma e mi
Bir gün sır olan her şeyi bilmek çok güç
Bir gün şu gülen gözlere yaşlar dolacak
Bir gün yaşadık hatırası yıllara erdi
Bir haber almadım gittin gideli
Bir kaderin bağrını hançer gibi delenler
Bir kanatlanmış alevsin ruhumda her gün sen benim
Bir kıvılcım düştü baygın gözlerinden bağrıma
Bir kuş göğü ipeğe dönen hava
Bir kuş olup uçuversen gönlümün tahtına
Bir kuş olup uçuversen gönlümün tahtına
Bir lale yüzün mihneti kalmış eserimde
Bir lider vasfınla sen bir devleti yarattın (Rauf Denktaş Marşı)
Bir ney düşer elden yine bir neyzen ölür
Bir rüya takılmış kirpiklerime
Bir ses duyulur her gece nabzımda benim
Bir şifa sunmada zehrin kanayan her günüme
Bir sitemin zehriyle içimden yaralandım
Bir sonbahar akşamı sahillerdeyim
Bir sonbahardır gelir kolayca gitmez
Bir sonsuz rüyaya açılmış gözler
Bir tanem son mektubunda başım sızlıyor...(KARIMA MEKTUP)
Bir tatlı ruyadır gördüğün inan
Bir ümit doğdu bütün kalplere yorgun geceden
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar
Bir vuslata değmez bu kadar gözyaşı mihnet
Bir yanardağsın sen alev neyine
Bir zaman benim de sevgilim vardı
Birlikte geçen her günümüz kalbime dolsun
Bitmiş bu aşk bu sevda
Biz bu sahillere nice sevda denizinden geldik
Biz ol aşıklarız kim dağımız merhem kabul etmez
Bıkmadın kalıp dağlamaktan sende insaf yok mudur
Bırak sevsin de seni gönül olsun bahtiyar
Bu acının kahrını bir ben bir de başım bilir
Bu akşam içinden üzgün gibisin
Bu Atanın kabridir bir gül koymadan geçme sakın
Bu ayrılık çekilmiyor sensiz hayat çok tatsız