Salih Suphi Soner
623 eser
Bahtımdaki derdimin çaresi yok dediler
Bakışların gözlerimde eridi bir kor gibi gönlümü yaktı
Bakışların öyle manalı içten
Baktıkça akıp ruhuma nakş etti cemalin
Baktıkça dönen aleme ilham alırız
Baktım dün akşam yine o yeşil gözlerine
Bana bir zalimi Leyla diye sevdirdi felek
Bana senden öte bir aşk nice boştur güzelim
Bana sual sorma cevap müşküldür
Başım dedi dinlen gönlüm dedi koş
Bastığın her adımda bir hatıra kaldı bana bu yerlerde
Bekledim yıllarca geçmez intizarımdan melal
Belki bir melek peri belki çılgın bir heves
Belki seni getirir bana dalgalar diye
Belki şimdi sana son sözlerimi yazmadan
Ben büyük şarkıları severim büyük olsun
Ben gün gibi yorgun o sebular gibi ince
Ben kalbimi hiç böyle yakıp dağlamadım
Ben ölürsem acı bir parça bana derdimi çek
Ben ölürsem acı bir parça bana derdimi çek
Ben söylesem inanmayacaksın melalimi
Ben yağmur ben güneş ben sevgi seli sağnak sağnak
Benim yaralı gönlüm güldüğümü kim görecek
Besbelli ölümüm sabahleyindir
Bestelerden taşan güzelliğine nağmeler yeşertip sana getirdim
Bestende yine gizli bir aşk nağmesi saklı
Beyaz göğsün bana karşı açma beni öldürürsün Mihribanım
Beyaz gülüm yakamda dur göğsümde kal
Bezm-i aşkta kimse sormaz neydi hicranın diye
Bezmimizden gitti dildar ağla ey dil ağla sen
Billur şişeyi doldur ey saki
Bilmem ki bu şarkılar neden ağlıyor
Bilmem ki ne diye rüyama girdin
Bilmem niye yar dide-i giryanıma bakmaz
Bilmiyordum sevgiden bir gün haber verdin bana
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik (AKINCI)
Bin hatırayla dolu her köşem bucağım
Bin özlemle bekledim yollarını
Bin türlü yalan söyle de bir gün beni kandır
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu
Bir ağustos gecesi geçiyorken Boğazın üstünden
Bir anda bütün her şeyi yık gel diyemem ki
Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Bir bahar diledim bir ömür için
Bir beyaz lerze bir dumanlı uçuş
Bir cemre düşer gözlere rüya değişir
Bir daha o fırsat geçer mi ele
Bir dalda öten biz iki sevda-zede kuştuk