İsmail Ötenkaya
172 eser
Adını andıkça yansa dudaklar
Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda
Akşam güneşim böylece gitmez gidemezsin
Akşamın gölgesi inerken suya
Almış aydınlığı günler yüzünden
Anladım mümkün değil unutmak o günleri
Ardında silinmez acı hatıra bıraktın dönmedin gittin o gidiş
Artık kapım çalmaz oldun
Arzuma dizgin sevgime zincir vuramazsın
Aşk ağını öremezsek pembe düşler göremezsek
Aşk bahçelerinden goncalar deren kadın
Aşkınla yandı gönül
Ay ışığı gözlerinde kederin yağmur yüklü bulutların işi ne
Ayda yılda bir değil her gün ara sor beni
Baharım ışığım güneşim sensin
Baharlar tez geçer yaz olmayınca
Bana sevgiyi anlat gözlerin yaş olmasın
Başka olur İstanbulun kışı baharı
Bazen bir şarkın avutur beni
Bekledi teşrifini bu akşam yine gözler
Ben dün yine sordum seni ıssız geceden
Beraber yaşanan mutlulukları bir anda bitirmek kolay mı sence
Bir gelin geliyor sana yakında
Bir gönül mevsimi kapına geldim
Bir hüzün yoludur hayat ip ince
Bir karanfil bir yasemen bir ıtır
Bir şafakla gelip çalsan kapımı
Bir yaz gününden beri tutmadım ellerini
Bittim kül oldum artık sevda çekip yanmaktan
Böyle veda edilir mi ansızın
Bu akşam da sevgili gitme her akşam gibi
Bu akşam sarhoşum hiç sorma neden
Bu bir eski hikayedir
Bu dünyadan biz de bir gün gideriz
Bu sonbahar günümde içimde aşk yağmuru
Buğulu bakışın anlatır durur
Buğulu gökyüzünde hüzün yüklü bulutlar
Büyülü sözlerle avutuyorsun
Cananım mavi gözlüm bana bekle diyorsun
Canımdan bir parça sanmıştım seni
Canımın canısın hoş kokulusun sen
Canlar canını buldum bu canım yağma olsun
Çevirdin yine kışa baharımı yazımı
Çiçeğimsin dalımda peteğimsin balımda
Çileli başımda sevda yelisin
Çocuk inancıyle melek sesiyle bir şarkı söyle de baharı getir
Coşkun akıyordum durdum duruldum
Daha yaşanacak bunca yıl varken