Hasan Şanlıtürk
145 eser
Mevlam sana ersem diye aşka düşen pervaneyim
Müştak olup özlediğim şehr-i Ramazan merhaba
Mutlu günleri unutmuş gibisin boşuna mı umut bağladım sana
Nasıl da harab oldu seviştiğimiz anlar
Ne diye yolları uzatıp durdun
Ne hoş tatlı hu yadı
Neden sormadan gittin
Nerdesin sen gel artık gel nerdesin
Niceleri göçtüler hüllesini biçtiler
Nur-i Hakdan nakşolunmuştur özün Ya Mustafa
Ömrümüzün dört mevsimi geçip gider geçip gider
Ömür ne çabuk hazan oldu
Onbir aylık yoldan geldin hoş geldin şehr-i Ramazan
Özlem dolu bir bahar aşka gelmiş bülbüller
Özlüyorum bir tanem bal rengi gözlerini
Pervane olup etrafında dolaşsam
Saf aşkımız doğdu senden ve benden
Sakın terk-i edebden kuy-i mahbub-i Hüdadır bu
Sana geldim dün korkarak
Semadan yağan rahmet gönüllere bereket
Sen bir gonca gülsün ya Resulallah
Seni benim kadar kimse tanımaz
Seni görüyorum baktığım her yerde
Sevda ateşiyle yanan koşa koşa bana gelsin
Sevda denen ummanda kalbi harap bir gemi
Sevda yaratan gözlerini seyre dalsam
Sevgiler ebedi tükenmek bilmez
Sevgilim aşkın olsun
Seviyorum bana dedin
Sevmek varsa kaderinde kaçmanın ne faydası var
Sevmek ve sevilmek ulvi bir duygudur
Sevmeyi ben sende buldum yaşadım
Son nefeste Peygamberim cemalini görebilsem
Sular akar akar gider
Takdir-i ilahi dizi dizidir
Tehi sanman siz beni dost yüzün görüp geldim(Derviş olan kişiler..)
Uyan be-hey gafil uyan
Ya Rabbena hayreyle Muhammede yar eyle
Ya Rabbena Ya Rabbena binlerle hamd şükran sana
Yalan dünya yalan dünya ne gülersin bize doğru
Yanağımda hala izin dururken unuttum diyorsun canın sağolsun
Yaşamak gözüme güzel görünür
Yokta insan aranılmaz
Yüce Allahım lutfetti yüzlerce torun candan
Yuvamız bir hoş suda sevginin sembolüdür
Yüzbinler uyur koynumda (Ben Anadoluyum)
Zakir safaya irişür- nota yokZamana aldanıp da sakın beni unutma