Erdinç Çelikkol
398 eser
Açmış bütün çiçekler neye yarar ki sensiz
Ahu bakışlar içten yakışlar
Ahu gözlü Ayşem
Aklını gönlünün emrine ver ki güzeli gönülle bulursun ancak
Akşam yine akşam gurbet elinde (AVNİ ANILa)
Akşamların siyahı derdimle koyulaşır
Alevler geçti bağımdan gönül bahçem serab oldu
Artık bana bu ellerde ne yer kaldı ne de yar
Artık ne vaadlerle sevindir ne de kandır
Aşığın bakışına güneşin yakışına kaderin akışına dur diyebilir misin
Aşk pınardır susayanlar kana kana içecekler
Aşk yoluna girelim ya Hu ya Hak diyerek
Aşk yoluna girelim ya Hu ya Hak diyerek
Aşkın yolu çok uzun bitmek nedir bilmiyor
Aslıyı kaybetmiş Kerem gibiyim
Atatürkün beldesi (nefesi) ilçelerin efesi (TERMAL)
Ay batarken pencerenden sen görünsen gün doğar
Ayların sultanı hoşgeldin mübarek Ramazan
Ayrılığın sırdaşıyım sen nerede ben nerede
Ayrılık içimde derin bir yara
Ayrılırken bakmadın hiç durdu dünyam dönmüyor
Az biliriz çok söyleriz bilmem ya Rab biz neyleriz
Az yaşa çok yaşa elde ne var hiç
Bahardaki güller gibi seherdeki yeller gibi
Bana bir tatlı bakış yok mu güzeller güzeli
Bana hep dert veriyorsun deme candan olurum
Bazen denizlerin kırışıksız morundayım
Belki bir hataydı belki bir ümit bağlandı kalbimin sevgi telleri
Ben gönlümü insanlara sevgi için sebil ettim
Ben güzellerden usandım dertle hasret verdiler
Ben o kızın gözlerinde sevda sezdim derde düştüm
Ben sazıma yeter dedim dur dedim
Ben yıllarca hep koştum sen bekledin her zaman
Bende aşkın izleri sende sonsuz tebessüm
Bende dertler kümelenmiş sana bir sır açamam
Benim halim nicedir yar
Benim olan benim mi ki benden içre uçar gider
Benlerle bezenmiş gibi gerdanına yandım
Bezmimde müheyya dolanıp hüsn-i mukaffa
Bilirim nazı olur bilmeyerek her güzelin
Bilmem ki çilem neydi neden dolmadı hala
Bin gönül almış nişan her tiğ-i müjganına
Bir ateşe düştüm yanarım yanmaya meydan veririm
Bir dert ki ayrılık yarı ölmek gibi
Bir dilbere dil-besteyim
Bir garip büyü gibi
Bir gün erce gelendesin halim nice bilendesin
Bir günüm asude geçmez ah ü efgan etmeden