Arif Sami Toker
192 eser
Hep rüya gibi geçti yıllar
Her şeydi benim için bir candı bir nefesti
Her ümmide bel bağladık sevmek neymiş geç anladık
İçimde ümitsiz sevgiler kanar
İçince şarabı ezelde gönül takıldı kaldı bir güzelde gönül
İnce bellerine lahur şalından
İpek saçlarınla güzel başını yasla sevgilim
Issız gecelerimde yalnız bıraktın beni
İstanbulun etrafı hep denizdir
Iztırabım taşarak şimdi çağladı
Kaçalım dersen kaçarım seninle
Kahkaha atsam bile hep hüzün içiyorum
Kalbime yuva yaptın sonra da yıktın
Kanadım yok uçamam
Karanlıklar paylaşıyor derdimi
Kırılmışsın sen bana
Kışın engin bir sudur yazın altın buğudur
Koşa koşa gel yanıma
Kötü imiş güzelim ne bilirdim kaderin- nota yokLonga
Manalı bakışlarla bakarsın derinlerden
Mazideki günleri anmak isterdim
Mecnunun gezdiği çölü bana sor
Medhal
Medhal
Mevla birdir biliyorsan
Mor dağların çiçekleri bir başka
Ne kadar yalancısın nasıl inandım sana
Nedir bu handeler bu işveler bu naz ü istiğna
Nedir bu kalpteki tükenmez hüzün
Olmadık dertler açıp şimdi el gibi bakan
Ölmeyen yücelen sevgiler var içimde
Ömrün sonu gelmiş gibi bir hal var içimde
Ormancı ormancı ne mutlu sana ormancı
Parlayan gözlerimde hasret özlemi
Pek arzular gönül efendim seni
Pervane olsam dönsem bağında
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Ruhsarını gördüm Adalardan yaralandım
Ruhun ebedi neşesi sen hicri de sensin
Saçlarıma düşse de kar içimde bir heyecan var
Sana ben gönlümü açtım
Sana veda ederken beni öpüp sevmiştin
Sanat ufkunda yine bir güneş daha battı
Saz Semaisi
Saz Semaisi