İsmail Hakkı Özkan
39 eser
Ana başta tac imiş
Bana çektirme yeter bunca cefa söyle neden
Bazan dökülür ruhuma bir nağme sesinden
Bilmem nedir ey gülizar
Bir handenizin zevkini vuslat gibi tattım
Bir hayli zaman aşk ile pür-hun idi gönlüm
Dalgın suların ruhu fısıldarken açıkda
Derd-i aşkla pare pare oldu bi-çare tenim
Dinmeyen bir sızısın artık içimde sen
Gözlerini ilkbahara vermişsin (*)
Güller açmış saçında bahar kokar
Gülşende mi bilmem eser-i bad-ı saba yok
Hasretinle gönlümü incitme Allah aşkına
Hayır dedimse gülüm sanma ki güzel değilsin (*)
Hiç şüphe mi var göçse zaman aşk kalacaktır
İçimden şu zalim şüpheyi kaldır
İlkbaharın şen şarkısı nağmelenmiş dilinde
Kandilli koyunda gece bir katre mey olsa
Kış bitti bahar oldu yazık sen gine yoksun
Mehtap uyanırken gece aşkın denizinde
Mey midir ruhsarını mihr-i dırahşan eyleyen
Mezheb-i aşk dersine mahsus kitabımsın benim
Nim nigahınla musaffa eyledin can ü dili
Ömrüm mü yoksa şeb-i yelda mı nedir bu
Peşrev
Ruhumda derin yareler açtın güzelim ah
Sahilleri sevda gibi bir ses sarıyorken (*)
Sahn-ı sinem yandı nar-ı firkat-i cananeden
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Seher vakti hazinane niçin elhan eder bülbül
Severim sevgilime sevdiğimi arz edemem
Tar ü mar etti esip bağçemizi bad-ı ezel
Türlü rengin lutfile şad ederken bendeni