Serbest
233 eser
Elmalıdan çıktım yola
Essalat ü vesselam ü aleyke ya Resulallah
Esselam ey salik-i rah-ı seriat esselam
Esselam ey yar-i gar-i ba-safa
Estağfirullah estağfirullah
Esti havalandı gurbet illerde
Ey bi-haber ışk ehl-i din beyan sorma
Ey Bu Kûy Şehrini Bin Lutfîle Âbâd İden
Ey gönül ne eylersin sen bu cihanı
Ey gönül ol hançer-i müjgane eylersin heves
Ey habib-i Kibriya vey matla-i nur-i Hüda
Ey hoş ol mest ki bilmez gam-ı alem ne imiş
Ey kamer-talat seray-i asumani durdukça dur
Ey melek-sima ki senden özge hayrandır sana
Ey sevgili sen rüzgarlı hayatımda esen bir kasırga gibiydin
Ey turre bağ-ı hüsnünde sünbül müsün nesin
Gahi yüzü sarğarıp gahi yolıda garib
Gariblikte garib bolgan garibler
Garik-i bahr-i isyanım şefaat ya Resulallah
Gazal-i mihr-i felek dağ-darım oldu bugün
Geceler uzun bir yol gibi sonsuz geceler
Geçip gitmekde ömrüm derd ü mihnet gibi şeylerle
Gel beru ey gönlümün sahnında seyran eyleyen
Gelin behey kardaşlar gelin bu dervişliğe
Gelin ey aşıklar gelin bu menzil uzağa benzer
Gerdeni saf ü beyaz öyle ki kafur gibi
Gönüller kapıcı hercai zalim
Gönüller yakıcı hercai zalim
Görenler zat-ı Hakkı gördüler- Gözü dünya mı görür aşık -ı didar olanın
Gülşen-i vuslatda ey bülbül bu efganın nedir
Gurbet bizi çekti aldı sıladan
Gurbet kurtulamaz gayrı dilimden
Gurbet kurtulamaz gayrı dilimden
Güzel kuşum söyle neden kederlisin
Hayran olurum ey dost dildarımı gördükçe
Hazret-i Şahın Avazı
Her gören aybetdi ab-ı dide-i giryanımı
Her turresinde bin şiken-i dilrübası var
Her yer karanlık pür nur o mevki
Hiç sünbül sünbül-i zülfün gibi müşkin değil
Hicaz Taksim
İlahi bir aşk ver bana kandalığım bilmeyeyin- Ilgıt ılgıt akan seher yelleri
Kapına geldiler ümmet Muhammed- Kime faş eylesin derdini feryatdan gayrı
Kıl saba gönlüm perişan olduğun canane arz- Kıldı zülfün pek perişan halimi halin senin