Müsemmen
695 eser
Bir yeşil dal bir demet gül
Bir zarar gelmiş mi ey ruh-i revan benden sana
Biz bu ömrün vuslatından sanki hasret bekledik
Bıkmadın kalıp dağlamaktan sende insaf yok mudur
Bırak bana feryadımı kalbin enis-i yarıdır
Bosna Saraya bakar hasreti gönlüm yakar
Böyle bir aşkın rüyasından uyanmak istemez
Böyle endam böyle kaş-göz kimde var
Böyle imiş takdir-i ezel kime şekva edeyim
Bu meşreb ile sen beni Mecnun edeceksin
Bu nasut içre ten-perverolanlar canı bilmezler- Bu son çırpınışımdır gönül kapında senin
Bu yosmalık geçer bu çağ değişir
Bukle saçlar mavi gözler
Bukle saçlar mavi gözler kor dudaklar kırmızı
Bülbül oldum gül yanımda hare minnet etmezem
Bülbül uçmuş bahçe viran bağlara çökmüş hüzün
Buldun havasın sür safasın zevk-i baharın
Bulmadı aşık devakar dildeki bu yareye
Bunca Âlâm Çekti Gönlüm
Çağırdı sevgili birden duruldu kanlı yaşım
Çaldığın nayın nevası perdesi tizi pesi
Çaldırıp çalgıyı rakkaseleri oynatalım
Can evimden vurdu zalim sanki mecnun eyledi
Can ü dilde hane kıldın akıbet
Can ü dilden mail oldum bir saçı Leylaya ben
Cana can-suzane sır söyler lisanmış gözlerin
Cana kasd etmişse fettan gözlerin
Canda hasret tende gurbet gözde sonsuz perdesin
CANIM ANTEP
Canım müzik ne güzelsin
Çaresi yokmuş bu derdin gayri lokman neylesin (*)
Çekilmez doğrusu gayri cevri cihanın
Cem-i enbiyalardan Muhammed cümlenin şahı
Çeşm-i alem görmedik bir nev-civansın sevdiğim
Çıkmadın ey meh bu şeb mehtaba sen
Çok dolaştım görmedim hiç dengini
Çok sevenler kullanırmış hep sitemkar cümleler
Çok vefasızmış o yarim gitti dönmek bilmiyor
Çok zamandır gelmez oldun nev-civanım yanıma
Çok zamandır görmedim yar özledim billah seni
Çoktan beridir gül yüzünün hayranı oldum
Cümle alem senin için yaratılmış Mustafa
Dahil-i bab-ı gufranım
Dam-ı hüsn-i yarimin özge şikarıdır gönül
Dehr-i dunun gam keşanı
Dehr-i fânîden nice cân, nice cânânlar geçer
Deme sakın ben bilirim