Curcuna
2.754 eser
Bir zülf-i siyah al ile bu gönlümü aldı (Sözsüz)
Biraz ayrı kaldık diye biliyorum yüzün gülmez
Biraz bekle biraz sabret biraz unut diyordun
Birden bugün hayaline yaklaştı gözlerim
Bitmesin dilde elem gözdeki nem
Bitmez tükenmez bu derd ömür diyorlar buna
Bitmiyor hiç ıstırabım inlemek kar etmiyor
Bitsin artık bu elem ezayı bırak eylen
Biz vefanın çeşmesinden ab-ı kevser içmişiz
Bizar ediyor alemi bu hal-i tebahım
Bizi bir yol mu uzak dağların ardında anar
Bizim bağın başını ayıkladım taşını
Bizim hancı gerçek hancı
Bizim yaylamız meşeli
Bırak merhem saran dostum yaram merhemle bağdaşmaz
Bırak sevsin de seni gönül olsun bahtiyar
Bırakıp giderken ardından solgun bir yüz- nota yokBırakıp gitme beni böyle sebepsiz
Bıraktın gittin neden neden gönlüm hep kırık
Boş yere bakma bana artık asla barışmam
Boş yere ömrü tükettim dem-be-dem avareyim
Böyle mahzun durma ey nur-ı cemal (*)
Bozuldu revnak-ı bağ-ı baharım
Bre çapkın etme gayri bana naz
Bu acının kahrını bir ben bir de başım bilir
Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbulun
Bu akşam içinden üzgün gibisin
Bu akşam içinden üzgün gibisin
Bu akşam sarhoşum hiç sorma neden- nota yokBu aşkın çeşmesinden yudum yudum sen de iç
Bu aşkın ıztırabı bilmem ne zaman biter
Bu delice esen rüzgar akşam üstü durulur
Bu delice esen rüzgar akşam üstü durulur
Bu demdir tabımın devr-i melali
Bu derd-i gam ile hala üzme beni a gönül
Bu dil meftun olalı bir çeşm-i mahmur-ı siyaha
Bu gece câm-ı mey-i vaslına hayli kandım
Bu gece dertlerimi kime anlatayım ben
Bu gökler bu dağlar sevenler için
Bu gönül gözlerinin rengine hayran
Bu gülzarın yine bir nev-baharı
Bu hasret bu hicran sönmez
Bu hazan yine kalbim maziden daha kırık
Bu hicran (Erzincan) yüreğim yaktı dağladı (ERZİNCAN AĞITI)
Bu kadın herkesi mecnun edecek
Bu kara toprak nasıl kıydı nasıl aldı nasıl sardı seni(*)
Bu Leyla başka Leyladır
Bu meşreb ile sen beni Mecnun edeceksin