Suzidil
429 eser
- Beni sevdiğini kimse bilmesin
Bestedir dil zülf-i yare
Bi-karar olsam da pek ben sende dermanım demem
Bilirim katlime ferman getirir ol nigehin
Bilmedik yari ki bizden bu kadar gafil imiş
Bilmem yine ağlar gibiyim şimdi gülerken
Bin türlü yalan söyle de bir gün beni kandır
Bir ateş var içimde yıllardır söndüremem
Bir başka gönül elçisi dünyaya gelişte
Bir cazibe var ki o semavi nigehinde
Bir cehennem alevi sarmış beni yanarım
Bir daha hiç sevmesen de dost hayalin kalır bende
Bir damla ateş sanki gözünden akan o yaş
Bir gün gelir başka yerler gezersin
Bir lahza göründü gözüme mihr-i cemali
Bir nazik nevreste fidan
Bir nigah ile beni ey dil-rüba
Bir özlemdir içerimde o yerler
Bir sevab et bu gece nazı bırak gel güzelim
Bir şuhun olur ol dahi derman-ı reh-i aşkı
Bir tatlı bakış istiyorum kalbime dolsun
Bir yare açtı sineme kim yare açtı söylerim
Birdenbire neşen niye bilmem yine kaçtı
Bitmezdi güzel bahçede güzler ne güzeldi
Biz bu alemde nice simin-bedenler görmüşüz
Biz bu ömrün vuslatından sanki hasret bekledik
Biz muhteşem Osmanlıyız
Bırakdık sivayı geda-yı manayız
Bu gönül sevmeyecek gayri dedim de kandım
Bu meşreb ile sen beni mecnun edeceksin
Bülbül ahengini gül rengini hep senden alır
Bülbül yine feryad ediyor gülde şifa yok
Bülbüller öter güller açar fasl-ı baharda
Bülbülü dem- beste etti nale vü feryad-ı dil
Bulur revnak yüzünden aşıkanın
Buyruk Senin Ferman Senin (II)
Çamlarda dolaşsak yine hülyalara dalsak
Cana beni al yanına hoş-gam olayım ben
Cana gam-ı aşkınla perişan gezer oldum
Canan aramızda bir adındı şirin gibi hüsn ü ane ünvan
Candan geçerim gözlerinin güldüğü anlar
Canım seni gayet sever
Canımsın sen ruhumsun sen benimsin
Çayırlara zulmet düşmüştü bir akşam
Cevr olur imkan-ı vuslat vermeyen imaların
Ceyhun arayan dide-i giryanımı görsün
Çoktandır seninle ayrı olsak da sesin hiç gitmiyor kulaklarımdan
Dargın gezen yar endamlı esmer