Muhayyer
738 eser
Gönlümü o güzel ellerine bilerek verdim
Gönlümün tek derdi sensin başka bir derd kalmadı
Gönül aşk ateşi yelpazelendi
Gönül avare kaldı yar elinden
Gönül bahardan uzak hayal o yardan uzak
Gönül birdenbire sevdi
Gönül dağlarıma kar yağdı yazın
Gönül düşüp ham-ı geysu-yi yare kalmıştır
Gönül ikliminde fırtına bora
Gönülde dağ-ı hicrandan eser var
Gönülden gönüle bir yol var dediler
Gördüm de dün ansızın (Eski yazı)
Görünce sevdi gönül inan vuruldu sana
Gözden cemalin çün ırağ oldu
Gözleri eladır yeşil arası
Gözlerim gözlerini seyre dalsın
Gözlerimde yaş diye sen duruyorsun
Gözlerimle seyrederken sine-i pür-nurunu
Gözlerindeki yaşta kaybettiğim aşkın var
GÜCÜME GİDİYOR BÖYLE YAŞAMAK (Bir gün sevdiğimi..)
Gül ağlar bülbül ağlar bu dilin ah ü zarından
Gül yaprağı ile sana mey sundum
Güldür beni aşkınla Allah
Güle gül demişler bülbüle bakmış
Gülersin güldürür eğlendirirsin
Güllerle bezenmiş o güzel yüzün
Gülü seven bülbül gibi aşk bahçenin dalındayım
Gülzar-ı dilde gonce-i aşk an-be-an açar
Gümüş kemer belinde
Gün batarken allara morlara bürünür dağlar
Gün batınca Leyla çemen kararır
Gün kavuştu su karardı beni üzme güzelim (*)
Gün olur geceler ağarır sandım
GÜNAH BENDE (Her halinle her şeyinle..)
Günahkar cana rahmet kıl ki artık tövbekar oldum
Günden güne kalbim doluyor hatıralarla
Güneş gibi şahsım olsa
Gurbet bizi çekti aldı sıladan
Gurbet elde yaman oldu halimiz ( Hüseyni )
Gurbet ne demektir çekenler bilir
Gurbetteyim gurbette başa geldi bu dert de
Güzeller içinde biricik sevdiğim Fadimem (*)
Habersiz gidiverdin veda bile etmeden
Hak-i pay-i Mustafaya yüz süren mesrur olur
Haktan inen şerbeti içtik elhamdürillah
Hal-i dilden kime şekva edeyim
Hal-i siyehi gerden-i nazik-terindedir
Hala duyulur surda gaza velvelesi