Hüzzam
2.981 eser
Dertte hiç üstüme yok
Derviş olan kişiler deli olagan olur
Deryalara düşmüşüm böyle yelkensiz
Deva bulmayacak mı kalbimdeki bu yara
Deva-sazım bugün sensiz hayatım pek garibane
Dide sebep halet-i dilsuzuma
Dil beytini pak eden..
Dil bir güzelin vuslatına muntazır oldu
Dil bülbülü sad zar-ı gülistan-ı cemalin
Dil firak-ı yar ile zar ü nizar
Dil gibi bend eyledin zülf-i siyaha şaneyi
Dil hastasıyım bu dile hep ah gelecektir
Dil uyur mest olarak yarı dil-ara söyler
Dil verdiğin ol çeşm-i siyeh-meste işittim
Dil-hun olurum yad-ı cemalinle senin ben
Dil-i ruhum murada geç erdi
Dil-rübalar sevmemek mümkün değil
Dilde neşat var efendim çekerim cevrine hasret
Dile benden ne dilersen
Dile düştüm ben dile
Dile geldi yürekler Allah Allah diyerek
Dile revnak getirir şimdi beyim seyr-i çemen
Dile yadın gelir bakınca aya
Dilerim buse olup kalmayı her an dudağında
Dilhanemizin neşesi hal olsun erenler
Dilimden geçmesin yanılıp adın
Dilimi bağlasalar anmasam hiç adını
Dilin tatlı yüzün güler bakışın kalbime dolar
Din-i Muhammedin iki kurbanı
Dindi cana tiğ-i ebru yaresi
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dinmiyor hiç bu akşam ne gözyaşım ne acım
Dinmiyor hiç kalbimin akşamla artan ağrısı
Diyelim zikr-i hâk edip gönülü
Diyemem derdimi bir başkasına
Diyemem sen yok iken ağlıyorum
Diz çöküp ellerini açmışsın gökyüzüne (*)
Doğdu ol Sadr-ı Risalet bastı ferş üzre kadem
Doğru söyle bebeğim sever misin beni
Dökmüş seherin meltemine ıtrını yıldız
Döktüğün gözyaşı ne bu hıçkırıklar niçin
Döktüğün gözyaşı ne bu hıçkırıklar niçin
Döktüm derdimi tanburda inleyen bu en içli nağmelerle
Dolamaç dolamaç yolun olayım
Dolaştı yumağım açamıyorum
Dolaştım dünyanın dört bir yanını
Doldurdum kadehimi dinmeyen gözyaşımla