Ferahnak
292 eser
Fettan gözünün gamzesi dillerde meseldir (*-eski yazı)
Figan eder yine bülbül bahar görmüştür
Geçen şimdi bu yerden bad-ı ömr-i bi-kararımdır(**)
Geçer dil can ile tenden
Gel etme sen lecc ağyardan vazgeç
Gel gel dil-i pür-zahmıma çare-i can bul
Gel unuttuk sohbet-i meyhaneyi
Gelmez oldun sevdiğim hiç yanıma
Gerçi aşka müptela dünyada sade ben değil
Gitti başımdan hümanın sayesi
Gönlüm elem-i hicrine yanar derd-i serimden
Gönül hun oldu şevkinden boyandım ya Resulallah
Gönül hun oldu şevkinden boyandım ya Resulallah (I)
Gönül hun oldu şevkinden boyandım ya Resulallah (II)
Gördüğüm gün sevmeğe ettim emel
Gördüm seni ey şuh-i şen aman
Görmeyince sabredemem bir saat
Göster bize rah-ı Hüda canlar sülük etsin sana
Göz gördü kızıl kaşları hançer kana düştü
Gözlerin siyah üzüm
Gözlerinden dökülen sevdanı saklama yar
Gül sevdiceğim gül yüzünün gülleri açsın
Güller açmış gelmiş eyyam-ı bahar
Gülşende ne hoş neşeli Cem meclisi kurdun (*)
Guş eyle rıhletini hazret-i Seyfeddinin
Hayal hayal doluyum sensiz geçen günlerde
Hiç dinlemezsin sohbetim
Hicran Akşamları Derdime Dert Katıyorken
Hicran gecesi bahtı kare
Hoş yaratmış bari ezel (4. İki nüsha)
İltifat etmezse artık gam değil (BENLİĞİMİ SARDI)
İşveyle bakan gözlerinin narına yandım- Kalb-i mahzunum seninçün ah eder
Kalbim yaralı ağlayarak hep seni andım
Kalbimde sönen aşka yine can verebildin (Eski Yazı)
Kalbimdeki baharsın sen güzeller güzeli
Kan ağlar iken celb-i terahhum emeliyle
Keşke görmeydi gözüm sen gibi yekta güzeli
Kim der ki teselli ararız biz mey ile
Kızmasan sanki a dilber ne olur (*)
Kolumu boynuna zülfün gibi yandan dolayım
Kopsa Nuh Tufanı sönmez ateşi aşkım selinden
Kordonboyunda seyre daldık oynak denizi
Küçüksün goncalar açmış fidansın
Kumrulardan seni sordum bana ha ha dediler
Künc-i (Günc-i) gamda ruz u şeb dil bi-huzur- Kusurum hadden aşmışdır be-gayet ya Resulallah
Laleler güller fulya sünbüller