Yusuf Nalkesen
205 eser
Neler geçer gönlümüzden (*)
Nemlenen gözlerine dolmuş dargınlıkla kin
Neşelerle dolmak ister sevgiliyle olmak ister (AH ŞU GÖNLÜMÜZ)
O büyük çınarın altında beni beklerdi her akşam ona gelmemi (*)
O gelişin var ya beni yıllar önceye götürdü
O sebepsiz terk edişten bahs etme hiç dileme af
Olanlar oldu geçti artık sen ne dersen de (BENİM KADAR SUÇLUSUN)
Olmadı ömrümce yüksekte gözüm
Olmasın gönülde ne yas ne elem
Ömrümün mutlu geçen günleri hep sayılı
Öyle kırdın ki bu kalbi affa hali kalmadı
Petek petek varken balın
Pınar gibi derin derin
Rüya gibi geçiverdi bak şu otuz yılımız (*)
Rüya gibi uçup giden düşler gibi tezce biten
Sabahların en güzeli sendedir
Saçlarda aklar arttı yüzde de kırışıklar
Saçların dağılmış yüzün pespembe (*)
Sana açılan elleri tövbe eden şu dilleri..
Sanki senden başkasıydı beni bu hale koyan (*)
Saymadım kaç yıl oldu sen ellerin olalı
Sen bana benim olan her şeyi gönderdin de
Sen besledin sen büyüttün
Sen beyaz bir martı ben mavi deniz
Sen caydın sen durmadın hiç ettiğin yeminlerinde
Sen gideli bu yerler inan ki bana yadel
Sen gideli kaç bahar oldu bak vefasız yar
Sen körfezin incisisin İzmirim (CANIM İZMİR)
Sen onun uğruna onun yoluna
Senden ayrı günlerim sanma geçer kedersiz
Senden böyle bir mektup beklemiyordum inan- Senin sazında hüzün benim sesimde keder
Seninle bir sonbahar mevsimiydi tanıştık
Sevgilim bu halin böyle sürmesin artık (*)
Sevilirken sevmedin hiç seni seveni
Son sözleri kalbimi hançer gibi dağlamıştı
Sormamışsın hiç kimseden (GİTMEK Mİ ZOR KALMAK MI ZOR)
Söyle ateş olmayan yerde duman tüter mi (*)
Söyle naz mı bu kaş çatış benden uzaklara kaçış
Şu hüzünlü mahzun yorgun gönlümü gel titretme
Sus sorma hiç ne haldeyim
Takdir-i ilahi dizi dizidir
Tanrıya yalvarıp ne istiyorduk
Tuttum yıllar yılı hep ayrılığın yasını
Unutamadım seni hele yakan buseni
Uyup da eller sözüne şüphelere dalıyorsun
Varsın gömsünler bizi ayrı ayrı yerlere
Yaklaşıyor gün be gün ömrümüz son mevsime