Vecdi Bingöl
159 eser
Ağla gözlerim ağla
Ah (Ey) güzel İstanbul benim sevgili yarim
Aile yuvasını kadındır Cennet yapan
Ankara ne eski tarihin malı (ANKARA MARŞI-1)
Aşık gönüllerin süsü üç güzeller
Aşıka Bağdat sorulmaz ufukları aşar gider- nota yokAşıkıyım her adının
Aşk ehline hicran ile ülfette safa var
Aşk yolunda bağrı yanık yolcular
Aşkın susuz bağında pınar gibi çağlarım
Atlılar atlılar erler yiğit askerler (ATLILAR MARŞI)
Ay dalgalanırken suların oynak izinde (*)
Ay doğarken gecelerden harelenir garip garip
Ayrılık perde perde uzaklaşır gider de
Ayrılık yaman kelime
Ayrılık yarı ölmekmiş
Bahar oldu tabiat gülüyor için için
Bahtından çileliye söylenecek söz var mı
Baldan daha lezzetli arıdan haşarısın
Bana derler külhanlı (BU GECE BARDA)
Ben bir çoban kızıyım
Ben de hüsnün gibi dilden dile destan olurum
Ben esir-i derd-i hicranım vefasız yare ne
Benim yaralı gönlüm güldüğümü kim görecek
Benim yaralı gönlüm güldüğümü kim görecek**(Eksik)
Bin yara açarken diken bülbüle
Bingöllerden süzülürsün inersin (FIRAT)
Bir ses duydum inceden
Bir taze bahar aşkı ile geçti bu yaz da
Bir yanık ozanım gönüldür sazım
Boynunu bükme dolap ( Dertli dolap )
Bu çiçeklerden kim alır armağandır size benden
Bu gece düğün dernek binbir geceden örnek
Bu gece mehtabı yanına (koynuna) almış
Bu haydutlar birer aptal
Bülbül seslenirken gönül bağından
Bülbüller gibi çiler mutlu gönül şen gönül
Bülbülüm gel de dile
Canıma can katan yar sevdalar yaratan yar
Cevap bekleme kuzum yok diyecek bir sözüm
Çiçeklerin gülüyor sevincinden (*)
ÇİLE BÜLBÜLÜM (Bülbülüm gel de dile)
Çıkar yücelerden haber sorarım
Çıkar yücelerden haber sorarım
Dalga dalga coşan sular kat sesine feryadım
Derdimden anlayanım bana acıyanım yok
Derman kar eylemez
Dertli dolap (Boynunu bükme dolap )