Salih Suphi Soner
65 eser
Açılsın bahtına küsen o kupkuru çiçekler
Ahım yeter ahlara başka bir ah istemem
Aşkımızın hatırası yılların ardında kaldı
Ay dalgalanırken senin hayalin gözlerimde
Az geldi sana gözüm nuru özlediğim
Bahtımdaki derdimin çaresi yok dediler
Bakışların gözlerimde eridi bir kor gibi gönlümü yaktı
Bastığın her adımda bir hatıra kaldı bana bu yerlerde
Billur şişeyi doldur ey saki
Bilmem ki bu şarkılar neden ağlıyor
Bir bahar diledim bir ömür için
Bir dönülmez ufka gittim afitabım doğmadı
Bir lider vasfınla sen bir devleti yarattın (Rauf Denktaş Marşı)
Bir tatlı ruyadır gördüğün inan
Bitmiş bu aşk bu sevda
Bırak sevsin de seni gönül olsun bahtiyar
Bu acının kahrını bir ben bir de başım bilir
Bu Atanın kabridir bir gül koymadan geçme sakın
Bu ayrılık çekilmiyor sensiz hayat çok tatsız
Dalgın sular uyumuş mehtap şarkı söylüyor
Duydum ki bir kuş gibi yaralı bağrı kan ağlıyor
Duyguların yükseldiği ufuklara yüceldiği
Endamının hayali gözlerimden gitmiyor
Esmer güzeli aşkın gönlümde yıllar yılı kaldı
Ey bad-ı saba al götür gönlümü uzaklara
Geçen yazdan bir nefes kalmış gibi terasta
Gidelim kaybolalım el ele seninle
Gökyüzünde uçuşan turnalar (TURNALAR)
Gölgeler hep seni hatırlatır bu gece
Gönlümde sevda seli başım hep sarhoş
Hasret beni yıllar yılı yerden yere vurdu
Hayatında boş vermedin duyguya
Hey aman ey hey hey aman ey
İçimde bir başka hüzün var bu gece
Kim derdi ki gönlüm sana bağlanacakmış
Küçük sevgili kızım (ÖZGEYE)
Mevsimlerden bir yaz günüydü
Nazlı yar sen ağlama gözlerinden yaşlar akmasın
Ne yazını isterim ne kışını özlerim
Ömür bu dediğin bir günde geçer
Ruhumda açmış üç sarı gülün bir tanesi sendin
Saçlarını yüzüne dökerek bakıyorsun
Salın da gel güzel görsün gözlerim
Sana bir çift sözüm var dinle sevgilim
Şarkılar sussa bile sazlar yine çalacak
Seneler geçti gören var mı sormadım sevgilimi
Simsiyah uzun bir gece mi yoksa ruya mı bilinmez
Sonbaharın rüzgarı esti esti de geçti