Salih Suphi Soner
623 eser
Bu delice esen rüzgar akşam üstü durulur
Bu delice esen rüzgar akşam üstü durulur
Bu şarkımı dinlerken gözünde tütecek dün
Buna zulüm denir gönül dilinde
Bütün hayallerim yarım kalıyor sen olmasan
Bütün sözler yarım kalmış tebessüm yok dudaklarda
Bütün yollar loş sensiz
Can hasta güzel derdime derman olarak gel
Canım ceylan gibi geçer süzülür safayab olur peymanede
Çaresazım sensin ancak rahm et Allah aşkına
Çekerim gözyaşı halinde sızan hasretini
Çiçekler dağılmış yapraklar sarı- nota yokÇıldıracak sevinçtir o benim candan eşimdir
Çılgınca seviştik o benim candan eşimdi
Çok bekledim akşam seni yollarda vefasız
Çok mu gördün bana sen bir gece mehtabı felek
Çözdük de o ruhumuzu kemiren bilmeceyi
Dağlıyor yar gönlümü ses vermiyor feeryadıma
Daha dün gerçekti masala döndü
Dalgın sular uyumuş mehtap şarkı söylüyor
Değmez bu ömür boş yere feryada gönül
Dehrin ne safa var acaba sim ü zerinde
Deli gönlüm benden yana olmadı
Dem bezm-i visalinde heba olmak içindir
Demdir yanar remad olamaz şeb-çırağ-ı dil
Deniz durgun deniz yorgun sahiller aşk kokuyor
Deniz mavi dalga dalga
Denizlerin ötesinden ne kaldı beklediğin
Derviş bağrı taş gerek
Dil gibi bend eyledin zülf-i siyaha şaneyi
Dil uyur mest olarak yar-ı dilara söyler
Dil-harab-ı hasretim bilmez misin hicran nedir
Dilerim buse olup kalmağı her an dudağında
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dinleme hasreti hüznü de boşver
Dinmiş denizin şarkısı rüzgar uyumakta
Doldun mu kalbime yine her sene gibi
Döndüm sana yeniden otuz yıl sonrasında
Dudağım dudağında kemençede yay gibi
Dudağına biraz hüzün biraz umut ve mutluluk
Dünyada bizi kim ayırır birbirimizden
Durmadan aksın eğer isterse her gün gözyaşım
Düştük yola meyhaneyi bulduk bu gece
Düştüm bir yol sevdasına
Düşün ki umut denizinde vurdular bizi
Düşüverdim Mecnun gibi dillere
Duydum ki bir kuş gibi yaralı bağrı kan ağlıyor
Duyguların yükseldiği ufuklara yüceldiği