Salih Suphi Soner
623 eser
Ömrümün en güzel senelerini
Ömrümün hasretle geçen her günü
Ömür bu dediğin bir günde geçer
Onlar bu denizlerin son melekleriydiler
Örnektir aşkımız görünür gözle
Ötme ey bülbül-i şuride o yarim uyusun
Öyle sevimlisin öyle neşeli
Öyle sıcak güldükçe bana sevgi verdikçe
Özledim diyemem inan yüzüne
Revnak dökülür ruy-i nigar eş dudağından
Rindler bu şerabı nice yıllar içti
Ruhumda açmış üç sarı gülün bir tanesi sendin
Ruhumda gizli bir elemin vehmi yanmada
Ruhumda o mavi bakışın yangını nerde
Ruhumdan taşarsın bir pınar gibi
Ruşen et bezmimi artık gözümün nuru görün
Rüya gibi bir yazdı yarattın hevesinle
Rüya gibi uçan yıllar biraz durun durun biraz
Saadet benziyor boş bir seraba
Sabah ezanı düşer Eminönüne
Sabaha karşıdır hep yarini teskarın ey bülbül
Saçından üç beş tel göndermiş bana
Saçlarını yüzüne dökerek bakıyorsun
Sahra tutuşur sırrını faş eylese Mecnun Leyla ona mahrem
Sakin gecenin rengini almış bakışın
Sakiya sun sun ki camın cam-ı Cemdir bizlere
Salın da gel güzel görsün gözlerim
Sana bir çift sözüm var dinle sevgilim
Sana cennet diyorsun kahrım acım yok Tanrım
Sana nasıl anlatılır sensiz hayatın boşluğu
Sanırım ismini kuşlar heceler
Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
Sarıyor gün geçtikçe beni aşkı derinden
Şarkılar sussa bile sazlar yine çalacak
Şarkılarla dilimdesin sazımdaki telimdesin
Sarsın o güzel nağmelerin çal da gönülden
Şaşırma gözlerim ıslandı diye
Savrulur aklım başımdan sen esersin her fasıl
Saz Eseri
Sazını ağlat biraz yine ızdırabım var
Sen akşamlar kadar büyülü sıcak
Sen dağılan haleler ortasında bir damla
Sen de gözden çıkarıp el gibi tuttun mu beni
Sen duyduğum ilk ses gibi
Sen esirliğim ve hürriyetimsin
Sen ey serv-i revan ruhsarı gülgun
Sen geldiğin an kalbimi hazlar bürümüştü
Sen gitgide bir afet-i devran olacaksın