Şaban Keşkeş
100 eser
Gözü dünyâ mı görür âşık-ı dildâr olanın
Hâk'dan kamu bahşu atâ kullarına önden sona
Haste-yi aşk-ı muhabbet derde derman istemez
Horasan ilinden duyuldu sesi
İlahi kapına geldim
Îtimad etmem o zâlim ger beni şâd etse de
Kasdı o şûhun yine azârâmı
Kıl Meclisi Âmâde Ne Derlerse Desinler
Kıl nazar ceylan bakışlı
Kutb-i âlem denir velî kerâmâtı günden celî
Lâle Veş hûn etdi bağrım dağ-ı hicrânın senin
Lâyıkım Allah içün eyle cefâ
Lezzet-i zehr-i firâkın ile naçar olurum
Mâzâ aleyya men şemme türbete Ahmede
Mazhar-ı aşk-ı hakîkatdir gûrûh-i mevlevi
Medine senin rüyan ya Muhammed Mustafa
Mey-i lütfuyla dildârım
Muharrem'dir yine derd-i nihânım âşikâr olsun
Mülk-i tende pâdişah itti beni o zül'himem
Ne dem ki sînede dâğ-ı gamın hisâb ederim
Neden hâlâ bu gönül sana mestâne ey yar
Öldürür gözlerin ey yar elimden ne gelir
Rûhumu sensiz bırakan zülf-i siyâhım benim
Rûzü şeb her sehergâhı terkeyleme zikrullâhı
Safâ'yı kalbi daîmi isteyenler gelsin beri
Sâlîkin matlûbû hû'dur ârîfin irfânı hû
Salma dil gemisin engine âşık
Sana layık hamdine kâsır dilim yâ Rabbenâ
Sana layık hamdine kâsır dilim yâ Rabbenâ
Sen Bosna'ya geldiğinde pîrin ve evliyân ile
Seni ağyâr ile gördüm bugün gâyette âh ettim
Senin abdalların semâ ederler
Senin derdinle ey cânan cihan oldu bana zindan
Sensiz gözüm kan ağlarım hâlim acep bilmez misin
Sevdim seni bülbüllere meydan okudum yâr
Şikâyet eylemem aslâ bu sevdânın cefâsından
Simsiyah saçlar beni sarhoş eder
Sinemde bir tutuşmuş sönmez ocağ olaydı
Tedbirini terk eyle takdîrî hüdânındır
Tekye-i ruhunda dâim aşıkın ezkâr-ı hû
Teşne-leb düştün Şehîd-i Kerbelâ'sın yâ Hüseyn
Ulâdan ders-i vahdeti duyan gelsün bu meydâne
Var mıdır hiç tâ gönülden yâr içün ah eyleyen
Vech-i cânân âşikârdır âşıkâr
Vech-i yâre kıl nazar âyine-i candur sana
Yâr ile ben yâr olacak mahvoldu ağyârım benim
Yine mâtem midir bu düşmen-i zevku sefâyım ben
Zebûn-i nefs-i meyyâlim aman yarâb aman yarâb