Rüştü Şardağ
59 eser
Al kalbimi eline düşür aşkın seline
Aşk bu değil yapma güzel
Baharda lale-misal bir kadeh al gel
Bahçende safa hükmediyorken solayım
Beni ihmal bana isyan beni giryan et
Benim halim nolacak iki aşk arasında
Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım
Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım
Bir derde bin eklenir akşam saatlerinde
Bir derde bin eklenir akşam saatlerinde
Bir düş mü yalan mıydı masal mıydı o kız
Bir şifa sunmada zehrin kanayan her günüme
Bir şifa sunmada zehrin kanayan her günüme
Bir uzak gölgede açmış yanıyor son gülümüz
Bu yaz Bebekde gördüm bir yüzü ay güzel
Çıkıver vadiye bir akşam üstü
Çok mu gördün güzelim vuslatı mahzun kuluna
Dallar çiçek çiçek güller tomurcuk
Dilde neşat var efendim çekerim cevrine hasret
Dilde neşat var efendim çekerim cevrine hasret
En güzel demde gönül bir şeye yanmış gibisin
Gel ey bülbül tutuşmuş canlarız biz
Gönlüm niye boşsun yeniden dol
Gönlüme ram ol bir gece çün hayli yetimim
Gönlün benden alırmışsın
Görmemişken tanıdım aşkını duydum bilmeden
Göster vefanı yarine mutad hilafına (*)
Hasretin meltem gibi karışmış saçlarıma
Hasretin meltem gibi karışmış saçlarıma
Hasretinden dil-hunum ben
İncit beni bir gün mamur olayım
İntizarın bana bildirmedi bir dem rahatı
Kahrın bize kaldı işven ellere
Kahrolma bu gamhanede- nota yokKim ne derse desin sana
- nota yokKim ne derse desin sana mecburum
Kıbrıs rüzgarı getir getir kardeş haberin
Manada güzel ruhta güzel tende güzelsin
Manada güzel ruhta güzel tende güzelsin
Ne dünkü hatıra kalmış ne gözlerin duruyor
Nur salkımısın gül ki bahar bahtıma yansın
O yeşil gizli bakış lahzada çıldırttı beni
Rüya gibi geçen yıllar biraz durun durun biraz
Rüya gibi uçan yıllar biraz durun durun biraz
Rüya gibi uçan yıllar biraz durun durun biraz
Sakın unuttum deme unutmuyor gözlerin
Sana bin can ile ardınca hayatım verdim
Sana nasıl susamışım anlatamam hasretimi (*)