Rüştü Eriç
503 eser
Nem varsa güzel hep sana verdim
Nerde o şuh acep nerde var mı bilen hiç
Nerdesin gözden uzaksın ey güzel
Nice bilgin nice zengin nice şöhretli kişi göçtü bir bir unutuldu
Nice yıllar çekerek hicirni bitap ve mecal
Niçin böyle mahzunsun sevgilim söyle niçin
Niçin inliyorsun dertli pınar
Nur-i Hakdan nakşolunmuştur özün Ya Mustafa
O bakışlardır eden ömrümü yıllarca heder
O çılgın günleri anmayacağım
O fettan gözlerin kalbimde dursun
O günleri unutma hatırla da dön geri
O güzel gözlerinin şirine daldım da bir an
O güzel seneleri sevgi dolu günleri
O vefasız gece gündüz anılır
O yeşil gözlü güzel kız beni terk etti bu yaz
Öfkelenmiş nazlı yarim eylemez kar yalvarış
Öksüz ettin bimecalim can ü dilden inledim
Olmadığın geceler odamı keder sarar
Ömrümün alemde sendin mahremi
Ömrümün zevki yeşil gözlü güzel sesli kız
Onu bildin bunu yaptın da ne oldun a gözüm
Öpünce gönülden öp sevince candan okşa
Öylesin sen nim-nigahın etmez insaf yareler
Özledim candan yürekten ey fidan boylum seni
Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş
Pek çok insan tanıdım haylice yaran gördüm
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Peşrev
Peteğimde arısın balı benden alırsın
Peteğimin balısın bahar açan dalımsın
Rahmetdi görüp halimi pervane bana
Rastladım ömür boyu aradığım sevgiye
Ruhum aydınlandı kim fağfura benzermiş teni
Ruhumda çiçekler gibi açmakta hayalin
Ruhumda safa gülleri açmakta benim
Ruhumun ilacısın gönlümün baş tacı
Rüya gibi sohbet demi yaranla geçer
Rüzgar gibi bir anda benim gönlüme estin
Sabret yüreğim beklediğin gün gelecek
Sabreyleyen diller şadan olur elbet
Saçına yağmasın kar her mevsim sıcacık sar
Saçının telleri göğsünde perişan yaraşır
Saçlarından belki vardır bir nefes tat diyerek