Rüştü Eriç
503 eser
İşven güzel nazın güzel
Kaç bahar bülbüle hasret güle hasret yaşadık
Kadeh kadeh içer gönül bakışlarından işveyi
Kadehin dudağımda gelsen de gelmesen de
Kaderimde alın yazım içli içli çalan sazım
Kalbim senindir açsan da girsen
Kalbimdeki aşk bahçesinin bülbülü Leyla
Kalbimiz mutludur ayrılamayız
Kalmadı gayrı gücüm aşka ümit bağlayacak- nota yokKalp ağrısı derler dayanılmaz çiledir bu
Kalplere hüzün dolmasa
Kasr-ı canandan çıkıp mahfuz gönül
Kim demiş kış günü yaz olmaz diye
Kıştan yaza yazdan kışa menkul mütehayyil
Koşma aşka delice onda vefa yok gönül
Laf etmeyecekdim yine hiç gam ü kederden
Lalegül bir şarkı yazdım yad edin dostlar beni
Madem bir garip kulsun
Mağfiretin sonsuzdur nimetlerin ne boldur
Mahuru ayırsak güzelim bence miyana
Martılarla bir yolculuk Paşabahçe vapurunda
Mazi uyusun sandalın ardındaki izde
Mazi uyusun sandalın ardındaki izde
Maziyi bu akşam yine bin gam ile andım
Meclisime gelince neşe saçarsın
Mehtapta dün akşam yine hüznümle buluştum
Meleğimsin küçücük elli yeşil gözlü perim
Meyhaneyi tenha ve biraz loş gördüm
Müptela-yı cam-ı aşkız aşık -ı divaneyiz
Mutluyduk bir zamanlar şimdi el oluverdik
Nadidesin nazendesin
Nalan ediyor ruhumu hicran dolu akşam
Nasılsın görmeyeli bir haber uçursana
Nazı bırak gel bu gece gel göreyim gel
Nazlanma gel artık bu hayat kimseye kalmaz
Ne bezminden avareyiz ne gam verir peymaneler
Ne demektir sana hasret yaşamak gel bana sor
Ne elem şarkıları çalan sazın telisin
Ne günlerdi o birlikte geçen demler seninle
Ne irfandır veren ahlaka ulviyyet ne vicdandır
Ne istersen söyle gülüm
Ne kadar güzeldi bizim dünyamız
Ne kadar sevdim seni sözlerle anlatamam
Ne kadar tövbe etsek aşktan vazgeçilmiyor
Ne tatlı bakışın var su gibi akışın var
Ne yaramaz şeysin sen
Ne yaranı ne de vefası kaldı dünyanın
Neden gülden nasibim yok neden düşmekteyim hare