Orhan Kızılsavaş
165 eser
Bu gece bütün kalpler yönelir dolunaya
Bütün güzellikler sizlerin olsun
Dal çiçeğe durmuş gül kadifeye
Deniz kabuklarını eğer görmedinizse
Diyorum ki bir yer olsa uzakta
Dostların meclisinde zehir olsa içilir
Dünyada ilk kez mi yüzyüze geldik
Efsane iklimlerin melikesi
Ekim mehtabı gibi bir doğdun bir de battın
Erişmek ne mümkün o şahikaya
Ey güzel gel artık ne olursun gel
Ey sevgili sen rüzgarlı hayatımda esen bir kasırga gibiydin
Eylül bir yolun sonu Eylül bir yolun başı
Geceler uzun bir yol gibi sonsuz geceler
Gel artık gel yeter
Geride yıkılmış bir gönül kaldı
Git artık görünme bir ömür boyu
Gittin de ne geçti ele ey güzel
Göçmen kuşlar tekrar döndü
Gönlüme doluncaya kalbimi çalıncaya..
Gönlümün görkemli doruklarında
Gönül defterimde neşe sözü yok
Gönül istasyonunda iki tren duruyor
Gönül senden bııktım usandım yeter
Gönülde bu aşk varken sevgiler...
Görür gibiyim uzun kirpikler arasından
Görürsün güzelliği duyarsın yazamazsın
Gözümüzün gördüğü güzelliği söylemek
Gözyaşları zevkten dertten zaman zaman..
Güneşi uğurladık tepelerin ardından
Güzelliği ilahi tablosu Kaşta zaman
Harcı sevgi olan bu hoş yapıyı yıkıp ta elleri güldürme bize
Hasret delice eser rüzgar rüzgar gönülde
Hasretin gün be gün büyür içimde
Hayal köşkümden içeri girdim ki...
Hayal şehir İstanbul Türkiyenin göz nuru
Hayat dolu toprak hayat dolu su
Hayatın yüzün kadar manalı parlak olsun
Hazan bahçelerinin hüznüdür bu yapraklar
Heyecen okunur handelerinde
Hisarın üstündeki çamlardan kanat açtım
İçimizde rüzgar dışarda yağmur
İçmeden sarhoşum güzelliklerden
İnmiş de Marmaraya uzanmış mehtab
Irmağın denize koşması gibi...
Kalbim kıtgın zihnim yorgun- Kimi kıskanç morarmış kimi dertli sararmış
Kırk yıl acı tatlı günler geçirmiş