Nihat Adlim
109 eser
Geç bu sevdadan heman sen mevsim-i işret değil
Geçen zaman acı tatlı aranır
Gel ey dostum zaman dursun
Gittin artık gözlerim kan ağlasın
Gönül bilmez gönül bilmez
Gönül gülmeyi unuttu
Gözlerimde hayalin ve gönlümde hatıran (*)
Gözlerin ele verdi aşkını bakışıyla
Gözlerin neler söyler bakışından bilirim
Gözlerine söylenmiş nice güzel söz var ki
Gülşen-i alemde bir nevres fidan eğler beni
Gün batar bülbül susar güller solar
Günahımsın sevabımsın
Gündüzler nerde kaldı bitmiyor hiç geceler
Günün bakır renginde kavrulan toprak gibi
Gurbet ele düşeli söndü umudum
Gurubun rengi soldu bu akşam Üsküdarda
Hangi derde müptelasın çok mu feryadın gönül
Hasretin acısı gönlüme dolar
Hasretinden bi-kararım gel yetiş imdadıma
Hayalimde nasıl ki hatıralar bir izse...
Hayli dem bilmez idim aşkın başımda bend iken
Hazan geçti her mevsim
Her seherde sen gelirsin aklıma
Hiç gülmedi yüzüm talihim söndü (*)
İçimde sır gibisin dolaşırsın kanımda
Karşıdan karşıya mendil sallardık
Karşımda yüce dağlar gök güler kalbim ağlar
Leyla diyerek gönlümü bir zalime verdim
Mah- cemali gonca güldür dört yanında harı var
Mavinin en güzeli yayılmış gözlerine
Mecnun gibi sensiz geçiyor leyl ü neharım
Mehtap eriyorken suların gamlı sesinde
Nale vü feryadına bais nedir bülbül sesin
Ne aşk kaldı ne de bir iz (*-**)
Ne gül oldun ne dikensin deli gönül niyetin ne
Neler neler düşünmüştüm (*)
O güzel aşkımız bir hayal oldu
O terkedip gitti diye insan böyle üzülmez ki
Oya gibi incesin dağlar kadar yücesin
Ruhumda baharımda açan tatlı emelsin
Rüzgar olsam sırma saçlar üstüne (*)
Sana aşkım bitmez derdin
Sarı giymiş kanarya el girmesin araya
Sen gülerken gönlümde bahar açar sanırım
Senin nurun gönüllere çerağdır ya Resulallah
Sessizlik ne acıymış ne felaket Allahım
Sevdiğim bir goncasın sen açma vaktin gelmeden