Mehmet Turan Yarar
325 eser
Pir-i sevda böyle yazmış ta müebbet aşkımı
Rütbem alçaksa da gam çekmede son mertebeyim
Sabaha çıkmadı bahtım bırakmıyor geceler
Şair deriz ummana soluksuz dalana
Saki yetiş efkarımı dindir bu gece
Sana verdim bu gönül tahtını dem sür diyerek
Sana verdim bu gönül tahtını dem sür diyerek
Sana verdim bu gönül tahtını dem sür diyerek
Sarıyor her yanı efkar ile bir gizli hüzün
Saymakla tükenmez kara bahtımda neler var
Sen cennete gittin cehennem bize kaldı
Sen doğmayınca gökyüzü yersiz bu gönlüme
Sen gel de üzüm gözlü güzel badeyi boş ko
Sen gülerken güldü bahtım ta derinden gönlüme
Sen gülerken güldü bahtım ta derinden gönlüme
Sen hangi telin nağmesi sandın ki bu bağrım
Sen olmasan kara bahtım bütün cihana küser
Senden kalan her nesneyi attım
Senden kalan karanlığı sevgiyle akladım
Seni ansam da unutmam kırıp incittiğini
Seni çılgın gibi sevdim de derinden derine
Seni sevdikçe bu tutsaklar evinden çıktım
Seni sevmek bir ibadet güzelim ar edemem
Senin hükmün geçer yalnız benim gönlümde sultanım
Seninle pembeleşen bir masaldı yıllarımız
Sensin cefaperestim sensin şifanisarım
Sensiz bu kor yığınları en son sözüm değil
Sensiz geceler bitmedi küskün yüreğimde
Ses ver güzü nağmenle bahar et ne olursun
Sevda diyen dudakların birinde sen birinde ben
Sevdalı gözden ürker
Sevdiğim bir ince beldir
Seven bağrında sultanım elem yüz bin gönül tektir
Sevmek yeşil umutları örten kızıl çadır
Şimdi bahar gönlümde çünkü o yar gönlümde
Şimdi bahar gönlümde çünkü o yar gönlümde
Şimdi bahar gönlümde çünkü o yar gönlümde
Şöyle baktım gam çekenler hep deli
Sultanıdır ateşli bir aşk ülkesinin bu
Sustun soluğunla okşayıp terlerimi
Taştım sarı seller gibi coştum sana doğru
Taştım yine aşkınla bu tenler bana yetmez
Tez gel desem arz ettiği amma ya da hay hay
Turna geçmez dağlarından bağrı yanmış gönlümün
Turna geçmez dağlarından bağrı yanmış gönlümün
Uçtu bülbül bahçemizden gül açılmış neyleyim
Uçtu bülbül bahçemizden güller açmış neyleyim
Unutuldum diye küsmem sana ben