Kemani Cevdet Çağla
71 eser
Ağlıyor hicrinle her dem dil güzel
Ah eden kimdir bu saat kuytuda
Akşam olsun şu perdeler insin
Aşıkım dağlara kurulu tahtım
Aşk cefa tahtını gönlüme kurdu
Aşk ehlinin olduğu yere gel sevenleri gör
Aşk ehlinin olduğu yere gel sevenleri gör sevenlere gel
Baharda bu yıl bir melal var hüzün gibi
Bak bahta da ikbale de nur indi Hatayda
Bana bir zalimi Leyla diye sevdirdi felek
Bana o kadar yakınsın ki seni ben sandım
Bende hiç görmediğin başka bir alem yaşıyor
Benim aşkım senin aşkın bütün bunlar birer hülya
Bildin mi canım sensin civanım
Bir alevdir içimde sevgilinin özlemi
Bir dert gibi akşam suların koynuna indi
Bir gamlı hayal kaldı da yıllarca emekten
Bir yaz gecesi Çamlıca mehtabına geldin
Bülbül uçmuş bahçe viran bağlara çökmüş hüzün
Cevretme sakın sevdiğim artar heyecanım
Dağı
Değirmenin suyunu kestiler mi dönmüyor (*)
Dilberlerin en şuhu yine zevk u safada
Düştü enginlere bir ince hüzün
Elhan ile bir aşkı terennüm ediyorken
Ey Mudanya şirin diyar
Gel ruhuma bir damla tebessüm olarak sız
Gelmiyorsun yakıyor bağrımı hicranın eli
Gezinirken rüzgar saçlarının her telinde
Gönlüm kuru bir gül gibi titrerken adında (*)(O SİYAH GÖZLÜ KADIN)
Gönlümü mest eyledin ettin beni mecnun-ı zar
Gördüm seni sevdaya inandım
Gül açar bülbül öter yaz geçer
Hayat yolu uzundur ...
Herkes gitti yalnız kaldım meyhanede
Hicran gibi alemde elim derd-i ser olmaz
Hicran ü elem sine-i pür-hunumu dağlar
Hicran yetişir aşk sesi var karşı kenarda
İçimde bir yağmur sonbahardan çalınmış
İftirakınla efendim bende takat kalmadı
İhtiyarlık bahsi hiçtir ölse uslanmaz gönül(*)
İsterim sevgili eylül gelse
Kaçıncı fasl-ı bahar bu solar gider emelim
Karanlık ruhumu aydınlatacaksın sandım
Manolyam desem sana güller hemen kıskanır
Mecnun koşar "Leyla" diye efsaneden efsaneye
Mersin Mersin güzel Mersin
Ne zaman ki kalbim o yeşil gözlüm için vursa (*)